Month: Mayıs 2008 (page 2 of 2)

10.Ay Devrildi

“10. Ay Biterken”; “Bir Doktor Kontrolünün Daha Ardından” gibi başlıklar da olabilirdi, hatta belki de “Artık Hep Beraber Aynı Sofrada” da denilebilirdi başlıkta… Bu ayki kontrolümüzde aldığımız en temel bilgi ve son zamanların en mühim gelişmesi bu… Artık karman çorman bulamaçları bırakıp kızımız bizle birlikte sofraya oturup bizle (neredeyse) aynı şeyleri yiyebilecek…

– Artık eskisi kadar hızlı kilo alınmayacak… Son bir ayda yaklaşık 200gr almış ve 9290gr olmuş
– 73,5cm boy ile upuzun bir kız kendisi artık
– Kafa cevresi de yaklaşık 47cm (Bir takım kıyafetlerin kafasından geçmemesini açıklıyor bu)

Bu aralar biraz huzursuz uyuması yeni çıkmaya çalışan dişlerle ilgililendirildi; bacağındaki ufacık egzama beyaz ve hassas tenli olmasıyla ilgilendirildi ve nemlendiricinin yanı sıra bir hafta süreyle kortizonlu bir krem kullanılacak. (Hassas ciltli bebeklerde ilk iki sene görülen normal bir durummuş)

Dediğim gibi, bizimle nerdeyse aynı şeyleri yiyebilir durumda… En önemli konu yemeklerinde kullanılan yağın pişmemesi. Yani yemek yağsız (ve tabii ki tuzsuz) pişirilir ve tabağında yağlandırılırsa, bizim yediklerimizi yiyebilecek. Az sayıdaki “yenmeyecekler listesi”nde patlıcan, bal, süt gibi ürünler var… Ki son zamanlarda bulamaçları yerken direnmeye başlayan küçük hanım karman çorman olmayan sebze yemeklerini ağzını kocaman açarak yalana yalana yutuyor. (Bakınız taze fasulye, bakınız bezelye…)

Pekmezden pek hoşlanmadığını söylediğimizde, doktorumuz mutlaka vermeye devam etmemizi öğütledi. Birşeylerin içine karıştırmadan, sulandırarak olsa da pekmez verilecek…

Öte yandan mümkün olduğunca organik sebze ve meyveler yedirilecek -ki zaten öyle yapıyoruz- ancak harbiden organik olup olmadığını hiçbir zaman bilemeyecek olmamız da “bu takıntının sonu yok ki” diyerek kendi kendimize bertaraf edildi. (Bu arada Cumartesileri şişli’de kurulan organik pazar neredeyse tüm tezgahlarıyla tam kadro Ümraniye, İkea’nın yanındaki Meydan Alışveriş Merkezi’nde (1-19 Mayıs tarihleri arasında) pazarda imza kampanyası başlatılmış, haftanın bir günü sabit olarak pazar kurulması için imza toplanıyor, yolu düşenlere duyurulur)

Güvenlik Önlemleri’ne Devam

Daha önce yazdığım çocuk güvenlik sistemleri / önlemleri ile ilgili yazıya Farmafil‘den bir ek geldi, ilgili yazının yorumlarında okuyabilirsiniz ama buraya da yapıştırayım. Güvenlik önlemleri ile ilgili ek birşeyler yazmayı düşünürken gayet iyi bir giriş olur:

Ev temizliğinde ya da başka şeyler için kullanılan kimyasallar, çamaşır suyu, tuz ruhu, lavabo açıcı, tiner vb., mutlaka kilitli bir dolapta saklanmalı. Tabii ilaçlar da öyle. Çocukluk çağı zehirlenmelerin önemli bir kısmı bu kimyasallardan ya da ilaçlardan meydana geliyor. Aynı zamanda ev içindeki bitkiler de bazı yönlerden tehlike arzedebiliyor. Ailelerin bu konularda da mutlaka uyanık ve dikkatli olması gerekiyor.

Geçtiğimiz hafta sonu da – kızımızın artık evin içinde fıldır fıldır dolanmaya başlaması ve mümkün olan herşeye tutunarak ayağa kalkıp yürümeye çalışmasını göz önüne alarak – evin içindeki önlemlerimizi gözden geçirip bir takım ek önemler aldık…

Kızımızın gün içinde en fazla vakir geçirdiği salonu adım adım turalayıp sorun yaratabilecek şeylerden kurtulduk:

– Bir yerlere tutunarak ayağa kalktığında uzanamabileceği veya uzanmak isteyebileceği biblolar artık yoklar
– Sinema sisteminin ayaklıklar üzerinde duran hoparlörleri çok kolay yıkılabildiğinden  (ki  tutunarak ayağa kalkmaya çalıştığına da şahit olduk, az daha kafaya yiyordu horparlörü)  önce sökülmeye başlandılar sonra televizyon sehpasının ardına , diğer tüm kablolar ve prizlerle birlikte sabitlendiler
– Bir süre sonra uzanabileceği dolap kapakları etkisizleştirildi. (Kulplarını söktük şimdilik)
– DVD, CD gibi kolay ulaşılabilir raflardaki ürünler kaldırıldı…
– Adım atmaya çalıştığı güzergahı kaymaz hale getirmek adına parkenin üzerindeki halı ve kilimlerin pozisyonları değiştirildi, artık koltuk veta tv sehpasına tutunarak yürümeye çalışırken ayağının altı kaymayacak…
– Erişebileceği tüm prizler priz kilitleriyle kitlendi
– Koltuk kenarındaki kumandalıklar boşatılarak az kullanılan kumandalar kaldırıldı. (Onca oyuncak, top, renkli ıvır zıvır dururken en favori objelerinin kumanda ve cep telefonları olması çok da şaşırtıcı değil aslında)
– Gazete ve dergilikler yok edildi. (Yürümeyi bırak, emekleyerek ulaşılabiliyordu)
– Kutu mendiller daha yükseğe kaldırıldı.
– Ayaklı lamba iyice kenara alınarak ve kabloları toparlanıp koltuk altına/arkasına sabitlenip sıkıştırılarak ilgi merkezi olmakta çıkarıldı. şimdilik lamtaya tutunarak ayağa kalkarken lamba hiç sarsılmıyor, taban kısmı ağır lamba seçmekte fayda olabilir. :)
Çok yakın zamanda farmafil’in de altını çizdiği gibi temizlik malzemesi ve benzeir ürünler de erişimden kaldırılmalı. Her ne kadar banyo kapısı hep kapalı olsa da bir süre sonra bir yerelere ulaşması an meselesi olacak sanıyorum.

Bu arada gördük ki bu boyuttaki insan yavrularının favori köçelerinden biri de kapı arkaları… Kapı kapanmasını engelleyici stoperlerden sonra açık kapının kımıdamasını engelleyici stoperlerin de neden üretildiği biraz daha anlam kazandı gözümde… :) (Siz siz olun kapalı kapıları daaannn diye açıvermeyin, arkasında insan yavrusu olabilir.  :)

Newer posts

© 2019 Baba Olmak

Theme by Anders NorenUp ↑