Author: Özgür


Ada Geldi!


Cuma akşamı anne ve babası doktorlarıyla görüşüp pazartesi sabahı için randevulaştılar. Normal doğumdan vazgeçmişlerdi. Gelsindi artık Ada… Zaten neredeyse 4 kilo olmuştu, annesi de gerildikçe geriliyordu zaten. (Önümüz bayram, yılbaşı, paldır küldür doğmaya karar verir filan…) Beklemeyelim dendi, Pazartesi alalım bu veledi. Verilen kararın rahatlığı...

Genetik miras direkt anneden cenine geçer


(Radikal, 20.12.2006) Gebelikte annenin genetik mirası cenine, özellikle beyin gelişimi sırasında, doğrudan geçiyor. Bulgu otizm, gelişim bozukluğu ve çok sayıda insanı etkileyen bir bağırsak hastalığının anlaşılmasına yardım edebilir. Ekip başkanı Jacques Mallet, aileden gelen genlerden bağımsız olarak annenin önemli etkisini tespit ettiklerini, cenin gelişiminde beynin...

2.89’luk Fasulye Bize El Mi Salladı?


Bugün doktorumuzu değiştirdik. Hiçbir şikayetimiz olmamasına rağmen (Ki üstelik süper bir kişi olarak tanımlayabiliriz kendisini) doktorumuz Türker Bey’e gitmeyeceğiz artık. Zaman içinde muhtemelen gittikçe zorlaşacak kontroller için karşıya geçmek. (şişli’nin trafiği ve park sorunu da malum) Öte yandan doktorumuzun normal doğum yerine sezeryan eğilimli olması…...

Baba N’aber


Baba olmak isimli bir blog’a yakışacak bir yazıcık buldum. (Aslında ben bulmadım, Deniz yolladı) (Buraya koyayım diye yollamadı çünkü haberi yok…) (şimdilik) Neyse… Ege yazmış, benim hiç dinlemediğim, Deniz’in ise Ankara’dayken sürekli dinlediği, hatta artık online dinlediği Modern Sabahlar’dan Ege yazmış: “Gecenin üçünde balkonda donla...

Baba Olmak!


“Baba Olmak!” Yazacak o kadar çok şey var ki, neresinden başlasa bilemiyor aslında insan. Belki de o yüzden başladığım yer bir blog kurmak. (Bomboş bir blog’u defter gibi önüne açınca sanırım yazmayı ertelemek daha zor.) Yazmayı ertelememek de lazım çünkü gün boyu kafamda yazdıklarım, üzerlerine...

İkinci Randevu: Kalp Atışı!


Ne yalan söyleyeyim doktorumuz bir kaç kere göstermiş olsa da fasulyenin kalp atışını görmemiz mümkün olmadı. Çok da çaktırmadık doktora tabi. Dolayısıyla olayı ancak bir süre sonra, internette yaptığımız araştırmalar sonucu aydınlatabildik. (Hem nereye bakacağımızı, hem de baktığımız yerde ne göreceğimizi bulduk) Sonrasında kamerayla çektiğim...

Doğum Günü Hediyesi


Deniz’in sürpriz doğum günü hediyesi “fasulye”nin kalbini dinletmekmiş bana. Ama onun bilmediği bunun için daha erken olduğuydu. Ki dinletmek olarak bilinen şey de göstermekmiş. (Görüntü herzamanki gibi sesten önce geliyor yine) Sonuç itibariyle, arabayı ben kullandığım için sürprizin doktora gitmek olduğunu ister istemez çözmüş oldum,...

Endişe


Ne yaparsan yap, ne kadar gerilere atarsan, bastırsan, dipte tutsan da bir “endişe” dolaşmıyor değil damarlarında. Kendine dair olmasa da sevdiğine, en yakınında olana ilişkin… Bu “bekleme” ve “hazırlık” sürecini en yoğun ve en ağır, kaçısı en olanaksız şekilde yaşayacak olan tek kişi o… Deniz’im....

İlk An…


Beklemiyor değildim, elbette konuyla ilgili çalışmalarımız sürüyordu ama bugün çok daha net, çok daha gerçek bir şekilde ortaya çıktı “baba” olacağım. Yazarken bile ne kadar garip, ne kadar zor geliyor. Kendim için ilk kez kullandım az önce “baba” sıfatını. (Ve sanıyorum sonradan edinilen sıfatlar içinde...