Şimdi bahsedeceğim mevzuyu ilk olarak bir iki gün önce gazetede okudum. Habere göre Fransız bir annenin ölmüş oğluna yazdığı ve şişeye koyup denize bıraktığı mektup Londra’lı bir yazar tarafından bulunmuştu ve yazar, mektubun yazarı anneyi …
Daha önce bu konuda blog yazıları okumuş olsam da iki gün önce gelen mail ve maildeki linke tıkladığımda okuduklarım, bu konunun derli toplu bir şekilde ortaya konulup, bir manifestoyla talepkar olunabileceğini gösterdi. Blogcu Anne ve …
Ayça Oğuş, bebekleri, dünyaya geldikleri andan itibaren izliyor ve fotoğraflarını çekiyor. Fotoğrafçı, girdiği ilk doğumda kendini şelaleden atlamış gibi hissetmiş
Ne zamandır beğendiğim Ayça Şen köşe yazılarına link vermediğimi fark ettiğimde Ayça Şen arşivini şöyle bir karıştırıverdim… Ünlü düşünür Ayça Şen Başkan’ın en son yazısına “Nem insanın kendine yapışanı giymesidir” özdeyişiyle başlamış olsa da bunun …
Babaolmak.com’u takip edenler Türkiye’de (İstanbul’da) bir Montessori okulu açmak için uğraşan veli inisiyatifi girişimimizden haberdarlardır. (Hatta şapkamı önüme koyup düşündüğümde Babaolmak.com’un son zamanlarda yeterince güncellenememesinin sebeplerinden biri de boş zamanlarımın okulla ilgili gönüllü çalışmalara kanalize …
(Deniz İNCEOĞLU, 31 Temmuz 2010, Hürriyet Cumartesi)
Özel Üsküdar SEV İlköğretim Okulu öğretmenlerinden Duygu Korhan (27), 2007-2009 arasında AB bursuyla Küresel Medya ve Gazetecilik konulu Erasmus Mundus Master programına kabul edildi. Bu kapsamda gittiği Danimarka, Hollanda, …
Babaolmak.com’un dikkatli takipçileri bir süredir bir veli inisiyatifi Montessori okulu girişiminin içinde yer aldığımın farkındadırlar. Bir araya gelen bir grup veli olarak başladığımız okul projemiz ilerliyor. Hatta konuyla ilgili önemli virajları hızla dönüyoruz…
Internet sektöründe çalışan biri olarak son trendleri, yeni iş modellerini, yeni e-ticaret modellerini takip ediyorum… Son yılların yerli yabancı en gözde elektronik ticaret fikirlerinden biri private shopping (kişiye özel alışveriş mi desem) ve group buying (grupça alışveriş) ya da “gillette” benzeri bir ifadeyle “groupon” siteleri…
Oldukça teknolojik, ilgi şekici, heyecanlandırıcı ürünler ve belli bir yaştan sonra da çocuklar için çok büyük ilgi odağı… Bir yandan çocukların bu tip “oyuncaklardan” uzak durması gerektiğini düşünüp, “gerçek” kitaplarla haşır neşir olmalarını daha doğru bulurken bir yandan da bu tip teknolojilerin hızla yaygınlaşacağını ve belki de çocuklarımız lisedeyken artık basılı nerdeyse hiçbir şey kalmayacağını düşünenlerdenim…
Baba kız küçük kaçamağımızın üçüncü gecesindeyiz. Dün gece o yattıktan ve el ayak çekildikten sonra yazıp bitirdiğim “tefrika”mın ilk bölümünden hemen sonra yaşadıklarımız yazmazsam olmaz… Büyük laf etmemek, dereyi görmeden paçaları sıvamamak lazım, bir kere daha an an yaşadım…
Z ile sinemaya gitmek için üç yaşını doldurmasını bekliyorduk. Aslında biraz da sembolikti bu bekleyiş ama açıkçası artık animasyon filmleri hep üç boyutlu olarak vizyona girdiğinden üç boyut gözlüğüydü, karanlık salonda bütün film boyunca oturmaktı, çişini tutmaktı, yüksek sesten rahatsız olmaktı gibi kaygılardan acele etmiyorduk.
Aslında baba-kız tatili demek doğru olmaz, çünkü yalnız değiliz, ama olsun, sanırım fikir olarak çok hoşuma gittiğinden, ben soranlara baba-kız tatile çıktık diyorum. ;)
Seni bir sabah vakti soğuk bir ameliyathanede kollarıma alışım ve o an nefes almayı unutuşumun, gözlerimin doluşunun ve “hoşgeldin” deyişimin üzerinden tam üç yıl geçti. O gün inanmaya başladığım “mucize” kavramına, o günden beri her gün şahit oluyorum. Bizim küçük mucizemizsin… Her gün…







Büyük bir zevkle, kullanılan altyapı: