Babasının kamerasından Zeynep

kolajv1

Daha çok inci…

Zep

Son zamanlarda aldığım en özel hediyelerden biri; geçenlerde elime geçen küçük kırmızı bir defter. Defterin sayfaları birbirine yapışık; her gün bir tanesi açılarak okunmak üzere kurgulanmış. Her günkü sayfanın sonunda da Z’nin bir sözü; bir incisi yer alıyor. (Sayfanın içeriğini kendime saklayayım izninizle)

Babaolmak.com’da kızımız hanfendinin incileri büyük ilgiyle takip edildiğinden; yanı sıra tüm bu veciz (!) sözleri bir arada kayıt altına almak için tercih ettiğim de bir alan olduğu için buyrun özenle seçilip babasının keyifsiz olduğu zamanlarda sayfalarında gezinip keyiflendiği minik kırmızı defterden alınma inciler:

-Kürek kemiklerine oturuyoruz. (Pilates kursu etkileri; 07.05.2009)

-Ben gemiyi yapacağım şahsen. (13.11.2009)

-Sen yemeğini benim gibi koyup adam gibi ye! (Tabağını elinde tutarak ayakta yemek yiyen annesine; 13.11.2009)

M: Üşürcün Z’cim, üzerini çıkarma
Z: Burası sokak değil!
( 11.11.2009)

Öpüşmek yok, grip oluruz! (Domuz gribi etkileri; 08.11.2009)

Anne: Dur bir lafını yazayım
Z: Lafa karıştım, ver kalemi!
(10.11.2009)

Kabuklarını soyarak yiyeceğim nokta kom (Durupdururken cümlelerinin sonuna “.com” koymaya başladı; 09.11.2009)

M: Su ister misin Z’ciğim?
Z: İsterim tabii canım…
(03.11.2009)

Narı görüyorum, çok neşelendim! (26.10.2009)

-İnek gibi büyük şehire gidiyoruz. (Arabayla Kırklareli’ne giderken sevdiği kitaplardan “Müzisyen İnek Sırma“nın büyükşehre gidiş macerasına atıfta bulunuyor… Ekim 2009)

M: Z, oynamadan yemek yemen lazım.
Z: Bas git Mine, ben de yemeğimi kendim yerim.
(23.10.2009)

-Kasklı füze adam… (Z, astronutu anlatıyor; 19.10.2009)

Sütü görünce:
Z: Pınar Süt bu!
M: Sütünü yavaş iç istersen…
Z: Bayatlamasın diye hızlı içiyorum…
(19.10.2009)

Annesini elinde dondurma ile görünce:
– İnanamıyorum, bulmuş annem! (09.10.2009)

-Askerliğin bitti mi baba? Bizim evimize gelecek misin?
Bak televizyonda havai çiçekler patlıyor…
(Babayla telefonda konuşurken, tv karşısında; 29.10.2009)