İyi Yıllar!

Elbette ki yine bir çok yazıyı yazamamış olarak bitiyor sene. Vari dedim (son anda) geleneksel kırmızı şapkalı fotoğraf çekimimizi yapalım ve bir yılbaşı kartı hazırlayalım. Bu sabah, servise yetişme telaşıyla koştururken araya bir de fotoğraf çekimi sokuşturduk ve ne yalan söyleyeyim, sonuç tahminimden de başarılı oldu.
Okumaya devam et

Çocuk kitabındaki 2010 öngörüleri tuttu mu?

1972’de 2010’daki yaşamın nasıl olacağıyla ilgili öngörülerini yazan Geoffrey Hoyle’un çocuk kitabı ilgi üzerine yeniden basıldı.
Okumaya devam et

Dalgınlık ve konsantre olamama çağında sadelik üzerine bir kitap: Focus

Bugün bir arkadaşım sayesinde bir kitapla tanıştım: Focus. İlk anda hoşuma giden şey kitabın ismi ve konusu kadar ücretsiz bir e-book olarak PDF formatında download edilebilir oluşuydu. (Böylelikle uzun zamandır kendisine haksızlık ettiğim Reeder’ıma da bir güzellik yapabilirim dedim)
Okumaya devam et

Yeni C-Max Ailesi ile yaratıcı yenilikler elinizde!

Şöyle ailenizle, çoluk çocuk bir arada bir yerlere yolculuk etmek ne kadar keyiflidir bilirsiniz. Tabii o zaman da, tam bir aile aracına ihtiyacınız var demektir. Hem geniş, hem güvenli, hem de pratik. İşte Yeni Grand C-Max ve C-Max, 5 ve 7 koltuklu geniş iç hacmiyle, en kalabalık ailelerin bile ihtiyaçları düşünülerek tasarlanmış. Modern iç tasarımı sizin de ailenizin de hayatını kolaylaştıracak. Üstelik, sunulan yaratıcı yeniliklere, yalnızca siz değil, eşiniz ve çocuklarınız da bayılacaklar!

Tatile mi, alışverişe mi?

Diyelim güzel bir hafta sonu kaçamağı için ailenizle birlikte Yeni C-Max’inize bindiniz ve yola çıktınız. Hafta sonları park yeri bulmak ayrı, park etmek ayrı bir sorun olmuştur hep. Yeni C-Max Ailesi, hemen yardımınıza yetişiyor ve direksiyona dokunmadan otomobilinizi park eden otomatik park sistemi, size, aracınızı sınırlı alanlara kolayca yerleştirebilme olanağı tanıyor.

Ailenizle birlikte çıktığınız alışverişlerden dönerken, elleriniz dolu olsa bile bagajınıza ulaşmak çok pratik, çünkü Yeni C-Max Ailesi’nde otomatik açılıp kapanabilen arka bagaj kapağı var! İster anahtar üzerindeki, isterseniz konsolun üzerindeki otomatik tuşa basıyorsunuz ve kapak bir hareketle açılıveriyor! Hepsi bu. Tamamen katlanabilen koltuklar sayesinde dilediğiniz gibi büyütebileceğiniz bagaj hacmi ile artık “sığmaz” diye düşünerek almayı ertelediğiniz ne varsa alabileceksiniz!

Peki, alışveriş poşetlerini, hatta en büyüklerini bile, kolayca yerleştirdik, ya çocuklar? Özellikle kalabalık aileler için ideal olan Yeni Grand-Max’in kayar arka kapıları zahmetsizce açılıp kapanarak, çocuklara araca binerken büyük kolaylık sağlıyor. “Çok açtık kapı çizildi”, “az açtık geçemiyorum” gibi dertler bitti.

Yolculuk, yeniden!

Eh, artık eve dönme zamanı geldi. Yola çıktınız. Yeni C-Max Ailesi’nin özellikleri, sürüş sırasında da keyfinize keyif katmaya devam ediyor. Panoramik cam tavan, size sürüş sırasında ferahlık hissi yaşatırken, ailenize de manzarayı geniş açıdan izleme fırsatı tanıyor. Güneş mi rahatsız etti? Arka kapıya entegre güneşlikler ne güne duruyor? Siz de, güneş gözlüğü bölmenizden gözlüğünüzü alabilirsiniz. Yoksa çocuklar susadı mı? Kol dayama altına 1 Litrelik bir su şişesi koyabiliyorsunuz, böylece çocuklar her su istediğinde sokak sokak market aramaya gerek kalmıyor. Yeni C-Max Ailesi, büyük ön kapı cepleri, orta konsolda ilave saklama kutusu, bardak tutucuları, ve yolcu bölümünde ilave saklama alanları ile çok sayıda pratik saklama alanları sunuyor.

Yerinde duramayan çocuklara

Yolculuk ne kadar keyifli olsa da, yine de aklınız çocuklarda değil mi? Araba kullanırken bile sık sık onları kontrol etme ihtiyacı duyuyorsunuz. Yeni C-Max Ailesi’nde, siz aracınızı sürerken, gözünüz “arkada” kalmasın diye her şey düşünülmüş: otomatik çocuk kapı kilidi, çocuk aynası ve arka koltuk emniyet kemeri uyarısı sayesinde, daha da güvenli yolculuklar sizi bekliyor.

Sınıfına öncülük eden, yenilikçi ve ailenizin hayatını kolaylaştıran tüm bu özellikleri öğrenmek için Yeni C-Max Ailesi ile ailenizi bir an önce tanıştırın.

(Bu bir ilandır.)

Dört Sene Geride Kalmış

Bu aralar Babaolmak.com’u yeniden keşfediyorum, sağına soluna müdehale ediyor, ufak tefek eklemeler ve geliştirmeler yapıyorum. Hemen sağ ssütundaki arşiv menüsüne göz attım az önce… Bu menünün en hoşuma giden (ve en nefret ettiğim) yanı her ayın yanında o ay kaç yazı yayınlandığını gösteriyor olması.
Okumaya devam et

Sen Ağlama – Süheyla Uysal

Aslında öğretmenler gününde tanıtacaktım “Sen Ağlama”yı… Çevremdeki öğretmenlere hediye etmek için bolca aldım bu kitaptan… Bu arada kitabı tam anlamıyla tek bir solukta, bir oturuşta 3-4 saatte okuyup bitirip çok etkilendiğim için de tüm çevreme ısrarla öneriyorum…
Okumaya devam et

Farklı Yaklaşımlar, Yıkılan Klişeler…

Korkarım ki son zamanlarda otomatik vitese aldık gidiyoruz pek çok konuda. Elbette çok da saldım çayıra mevlam kayıra gibi bir durumumuz yok ama ilk bebeklik zamanlarındaki; hatta ilk yıllardaki dikkatimiz de yok kızımızın beslenmesi konusunda.
Okumaya devam et

Oyuncak Traş Setleri

Bir süre önceki traş olma maceramızı biliyorsunuzdur. Aslında hemen o gün o yazıyı yazdıktan sonra bulmuştum şimdi bahsedeceğim ürünleri. Ama olayın şoku ve can sıkıntısıyla sonraya bırakmıştım.
Okumaya devam et

Laranjit, Larenjit ya da Larangit

Bu çocuk milleti çocuk değil de bebek iken biz anne babalar sanırım çok daha hassas, takıntılı, dikkatli ve özenli oluyoruz. Sanıyorum sonra sonra bebeklikten çocukluğa geçişle birlikte “çocuk” varlığı artık fiziksel olarak daha talepkar olmaya -birlikte vakit geçirmek gibi- başlayınca yaşananlar yazılmamaya başlıyor. Yaşananlar yaşanılıyor, ardından ekstra enerji sarfedip yazıya dökülemiyor. (Aynı enerjiyi geri kazanmak için kalıbı dinlendirmeye çalışabiliyorsun ancak)

Düşünüyorum da geçtiğimiz senelerde en ufak hastalık ya da hastalık belirtisinde internete dadanıp detaylı araştırıp yazarken artık öyle bir şey yapmaz olmuşum. Hoş, kızımız da çok hastalanan bir model değil. Bunun için de biraz çaba harcamadık değil.

Buraya yazmak istediğim ama yazamadığım 3.yaş sonrası doktor kontrolünde doktorumuz çocukların ana okuluna başlamasıyla birlikte normal olarak artık hastalanmaya da başlayacağını. Bunu önlemenin aslında en kolay yollarından birinin el ve burun temzliği olduğu konusunda uyarmıştı bizi. Bu vesileyle bunu da burada sonunda yazmış olayım.

Geleyim aslı konuya. Z. dört gündür laranjit. (Faranjit mi laranjit mi -yoksa larenjit veya latangit mi- sürekli karıştırsam da sonunda “L”li olduğunu öğrendim) Bense yeni fark ettim ki eskiden yaptığım gibi açıp da internetten iki satr araştırmamışım bile ne ola ki bu laranjit diye. (Bknz: Kaşar baba) Üstelik de dört gündür annemiz de şehir dışında -daha da bir hafta yok ve bu apayrı bir yazı konusu olacak- ve zaten son haftalarda iyice babacı olan Z. bu ayrılık ve hastalık esnasında da iyice babacı oldu… Bu konuya da ayrıca gelirim… Laranjit’e dönelim:

Laranjit neymiş: Ses tellerinin iltihaplanmasıymış. (En kısa anlatımıyla) Daha da detay verilebilir, en genel bir tanım yapmak gerekirse:

Larenks (gırtlak), boğazın arka bölümünü soluk borusuna bağlar. Ses telleri gırtlak içerisinde bulunurlar. Larenkslerin iltihaplanmasına larenjit adı verilir ve gırtlakta çok sık rastlanan bir durumdur.

Akut larenjit genellikle viral bir enfeksiyona bağlı olarak gelişir. Soğuk algınlığı ile beraber ortaya çıkarak 1-2 hafta kadar sürebilir. Larenjit, 40 yaş altındaki yetişkinlerde ve 3 yaş altındaki çocuklarda yaygındır.

Bir de kronik larenjit var ki, kronik larenjit, sürekli devam eden akut larenjit’e bağlı olarak gelişir ve sigara kullananları daha çok etkiler.

Çocuklarda laranjit ya da larenjit’e dönecek olursak hızlı bir aramada en eli yüzü düzgün bilgiyi Pediatriportali.com‘da buldum…

Larangit ağzımızı açtığımızda gördüğümüz fariksin alt kısmı olan laringsin çeşitli baktri veya virüsler ile iltihaplanmasıdır. Bir çeşit üst solunum yolları enfeksiyonudur. Sıklıkla 6 ay -3 yaş arası çocuklarda gözlenir. Daha çok sonbahar ve kış aylarında gözlenir. Çocuklar veya bebekler sıklıkla havlar tarzda öksürük, bazen hızlı nefes alma veya nefes darlığı bazen hafif ateş ile bizlere başvururlar. Ön planda ses telleri bölgesini ilgilendirir.

Nasıl Bulaşır?

Virüsler doğrudan temasla, havaya karışan damlacıklarla veya virüsle bulaşık üst solunum yolu çıkartılarıyla kirlenen maddeler le temas sonucu bulaşır. Kuluçka süresi soğuk algınlığı virüsleri için 2-6 gün , grip virüsleri için ise 1-3 gün arasında değişir.

Belirtileri Nelerdir?

İlk günlerde burun akıntısı, hafif ateş, soğuk algınlığı belirtileri görülür. Bunlara hafif öksürük eklenebilir. Kısa sürede ses boğuklaşır. öksürük sesi havlamayı andırır. Belirtiler daha çok geceleri yoğunlaşır. Hafif öksürük 3-7 günde giderek geriler.

Soluk borusundan hava geçişi giderek zorlaşır. Burun kanatları hareket eder, göğüste kaburgalar arasının içeri doğru çekildiği görülür ve öksürük kötüleşir.

Z’de pazartesi gecesi çok yoğun, uyutmayacak miktarda öksürükle uyandığından beri benzer belirtilerden musdarip. O ilk gece nereyse acile gidecek kadar endişelendik bir ara. Öksürük nöbetleri en sonunda ıhlamurla biraz azaldı ve uykuya dalabildi Z. sabah kalktığında gayet iyiydi ve okula gitti. Ancak okulda da öksürüğünün devam etmesi sonucu okul çıkışı doktora gitti ve böylece üç gün okula gidemeyeceğini öğrendik. Şurup olarak sabah öğle akşam Actidem ve yanında da kişer damla serim fizyolojik. Yanı sıra bir defaya mahsus hastanede oksijenle birlikte maske ile verilecek bir ilaç da yazdı doktorumuz. (Bilahare yazacağım ismini) Ve de soğuk buhar…

Çarşamba annemizi yolcu etmeden önce bir gece önce başarılı olamayan maske ile ilaç be oksijen soluma işini bir daha yaptırdık hastaneye uğrayıp. Maskeyi takmak istemese de Z, yüzünün yakınında tutarak idare ettik. Ardından da 20 dakika soğuk buhar soludu. Gece 2:30 sularına kadar nerdeyse sorunsuz uyusa da o civarda öksürük nöbetleriyle uyandı. Ballı ıhlamuru kaşık kaşık içerek durumu toparladık… Sonrasında ateşi çok yükselse de sabah uyandığında ateş yoktu.

Perşembe gecesi uykuya giderken öksürükler çok artsa da her öksürükten sonra az miktar su içerek uyumayı becerdi. Gece uyansa da bir önceki gece kadar sorun yaşamadık.

Cuma gecesi huzursuz uyusa da ciddi bir bölünme olmadı. Bu arada gündüzleri çok az öksürüyor ama geceleri çok artıyor öksürükleri.

Cumartesi doktoruyla yaptığımız telefon görüşmesinde bu tip öksürüğün uzun süreceğini bunun normal olduğunu bir haftayı geçebileceğini öğrendik, rahatladık. Ancak ateş varsa görmem gerekir dedi doktoru Alev Hanım. Hafta sonu fena geçmedi geçtiğimiz günlere göre. Bu geceki durumuna göre yarın sabah okula mı yoksa doktor kontrolüne mi gideceğimiz belli olacak.

Son notlar: Actidem şurup çok keyifsiz. Annemnizin yaptığı hazırlıkla ilk günleri şuruptan sonra nar tanesi kavanzundan bir koca kaşık nar tanesiyle atlattık. Narlar bitince mandalina ve muza geçtik. Geceleri başucumuzda değişik bardaklarda su bulunuyor. (Küçük bardak verince büyük büyük verince küçük, su bardağı olunca fincan ya da tam tersi gibi krizler çıkabiliyor sabah karşı; önlem almak iyidir) Mutfakta da yapılamk üzere ıhlamur hazır bekliyor. İçine biraz bal (hatta limon) ile öksürüğü oldukça güzel şekilde sakinleştirebiliyor…

Bu arada PediatriPortalı.com‘daki bilginin yanı sıra larenjit tedavisi için bitkisel bir takım yöntemleri de şu linkte bulabilirsiniz. (Kör değneğini bellemiş gibi ıhlamurla da yola devam etmek mümkün sanırım tabii ki)

Mim: Ana Okulu, Çocuk Evi, Kreş, Gündüz Bakım Evi…

Kitubi.com‘dan (Ya da Nurturia‘dan) Damla beni de mimlemişti… Günler geçti… Sonunda vakit buldum… Ana okulu konusunda işini şansa bırakmayıp Montessori Okulu Veli İnisiyatifi içinde yer aldığımı(zı) biliyorsunuzdur. O yüzden  soruların cevapları biraz farklı olabilir. Veli inisiyatifi montessori okulumuzun adı Küçük Kara Balık Çocuk Evi oldu bu arada… İlgilenenlere de duyurmuş olayım; soruları cevaplayayım:

Okumaya devam et

Çocuklara Kitap Okuma Alışkanlığı Kazandırmak

Daha önce bahsetmiştim Bir Dolap Kitap’tan. Sadece bir blog olarak büyük bir boşluğu doldurmanın ötesinde adım adım ilerleyişlerini izlemek büyük bir keyif. Çocuk Kitapçısı: Kipitap.com için hatta sadece onun için değil, benim kişisel olarak Babaolmak.com için bile yapmak istediğim bir şeyi benim yapabileceğimden çok daha şahane şekilde yapmış olamaları beni akşam akşam inanılmaz heyecanlandırdı.

Çocuk Kitaplarında Günün Fırsatı

Malum son zamanların en yükselen internet trendi fırsat siteleri, indirimli alışveriş fırsatları ve kampanyalar. (Bu işin öncüsü birkaç sitenin günlük / aylık satış sayılarını, paket miktarlarını biliyorum da inanılır gibi değil…)

Neyse, Çocuk Kitapçısı: Kipitap.com‘la olan ilişkimi bir çoğunuz biliyordur. Benzer bir şeyi Kipitap.com‘da haftalar önce yapmaya başladı ama ben elbette ki duyurmayı unuttum. Dikkatli olan okuyucular sağdaki sütundaki “Günün Fırsatı” kutusunu görmüşlerdir. (Bakınız Ayça) O kutu aslında babaolmak.com a özel bir kutu değil. Kipitap.com tarafından hazırlanmış tek satırlık bir kodu isteyen herkes bloguna ekleyip günün kitap fırsatını hem kendi öğrenebilir hem de okuyucularına duyurabilir.

Kod şudur:

<script type=”text/javascript” src=”http://www.kipitap.com/Api/frame.js”></script>

Günümüz fırsat siteleriyle elbette karşılaştırılamaz (hele de indirimler) kitap sektörünü bilenler için %40 – %50 indirimlerin ne kadar büyük indirimler anlam ifade edecektir. Birkaç yıldır o tarafta biraz tecrübe edinmiş biri olarak söyleyebilirim ki… Çok büyük bir oran kitap için %50… Sürekli fırsatları takip ederek gerçekten iyi fiyatlara çocuk kitabı temin etmek mümkün. Tavsiye etmesi benden…