Month: Mart 2009 (page 1 of 2)

Bebeklik Döneminde Baba Olmak

IPC’den daha doğrusu en havalısından ingilizce adıyla bahsedecek olursak İstanbul Parenting Class‘tan, ilk açıldığında bahsetmiştim buralarda. (Linki de tam olarak buradaymış.)

IPC’nin yayınladığı makaleler arasında “baba olmak” veya “babalar”la ilgili olanların olduğunu öğrendim. (Durup duruken öğrenmedim; kendileri söyledi) “Babaolmak.com’a koymak istersen dükkan senin” gibi bir tavırlarının olduğunu da gördüğümden hiç zaman kaybetmeden hemen birini sizlerle paylaşayım istedim.

IPC’nin kurucularından Gelişim Uzmanı Psikolog Sinem Olcay imzalı yazıyı aynen kopyalayıp yapıştırıyor; ellerine sağlık diyorum.

Son yıllarda hem dünyada hem de ülkemizde babalık rolünde büyük değişiklikler olmaktadır. Birkaç kuşak önceki babalar, kendilerini ebeveynlik rolünde annenin yanındaki ikincil kişi olarak görüyorlardı. şimdilerde ise çocuklarının bakımında birincil rolü üstlenen pek çok baba bulunmaktadır.

Araştırmalar ne diyor?

Babaların bebek bakımına dahil olmasının etkisini inceleyen araştırmalar çocuk gelişimindeki kazanımlara işaret etmektedir. Örneğin, bebeklik döneminde babası ilgili olan çocukların, okul yaşlarında sadece IQ bakımından değil espri anlayışı, dikkat süresi ve öğrenme hevesi bakımından da avantajlı durumda olduğu bulunmuştur. Bu çalışmalar babanın çocukla vakit geçirmesinin çocuğun ufkunu genişlettiğini göstermektedir: çünkü babanın ilgili olduğu ailelerde çocuğun hayatında özdeşleşecek tek bir kişi yerine iki önemli yetişkin bulunmaktadır. Ayrıca bu çalışmalar, eğer baba ilgiliyse çocuğun arkasında hissettiği desteğin daha sürekli olduğunu göstermektedir. Hatta yapılan araştırmalardan biri, babanın ilgisinin ergenlik döneminde çocuğun kendi değerlerine daha kolay sahip çıkmasını sağladığını ve arkadaş baskısına direnme gücünü arttırdığını göstermiştir.

Babalar yeni işlerini öğrenebilmek için fırsat istiyor !!!

Pek çok baba, bebeğini hastanede ilk kez gördüğünde içinden taşan dalga şeklinde bir mutluluk ve coşku duygusu hissettiğini söylemektedir. Bu aşamadan sonra önemli olan şey, babalara bebekleriyle ilgilenebilmeleri için fırsat tanınmasıdır. Pek çok araştırma, yenidoğan döneminde bebeğin davranışlarını gözlemleme şansı verildiğinde babaların bebeklerini anlamaya daha hevesli ve bebeğin ağlamalarına daha duyarlı hale geldiğini göstermiştir. Bebekle vakit geçirme fırsatı yakalayan babalar, bebeğin davranışlarına çok daha hızlı şekilde cevap vermektedir. Ayrıca, bu babalar bebeğin ne zaman gazının çıkarılacağını, bebekle ne zaman konuşulacağını ve bebeğinin altının ne zaman değiştirileceğini kısa zamanda öğrenmektedir. Yani, yenidoğan döneminde bebeğin davranışsal ipuçları babayla paylaşıldığında baba, bebek için önemini daha iyi fark etmekte ve bunun sonucu olarak bebeğin kendine özgü “dilini” öğrenmeye çalışmaktadır. Bu çalışmalar, “Erkekler bebeklere bakamazlar.” şeklindeki önyargıların doğru olmadığını göstermektedir. Erkeklerin ihtiyacı olan tek şey baba olarak yeni işlerini öğrenmelerine fırsat verilmesidir.

Emzirilen bir bebeğe babalık yapmak mümkün mü?

Bebek bakımını eşit şekilde paylaşmak isteyen yeni anne babaların sıklıkla sorduğu sorulardan biri şudur: “Eğer anne emziriyorsa baba besleme işini nasıl paylaşacak?”

Hastaneden eve dönülen ilk günden itibaren baba, annenin emzirirken rahat edebileceği doğru pozisyonu bulmasına yardımcı olarak ve beslenmeler için bebeği beşiğinden alıp anneye getirerek tüm aile için büyük bir fark yaratabilir. Annenin sütü bollaştıktan sonra ailelerin bebeği beslemek için emzirmeyle birlikte biberon kullanmaya başlaması önemlidir. Bu sayede, babanın besleme sürecine dahil olma şansı artar. Biberona geçmek için en doğru zaman, bebeğin emme konusundaki rolünü tamamen öğrenmesinden sonradır- emzirme uzmanları biberon ya da emziği tanıştırmadan önce 4 ya da 6 hafta kadar beklemeyi önermektedir. (İPC’de ailelerle yürüttüğümüz çalışmalardan, günde bir ya da iki besleme biberonla olacak şekilde bebeklerin 3-4 haftalıkken biberona rahatlıkla geçebildiğini ve anne memesiyle diğer memeleri karıştırma problemi yaşamadıklarını görmekteyiz. Bebek, anne memesinden beslenme konusunda iyice hevesli hale geldikten sonra biberona geçmek mantıklı gözükmektedir. Biberona geçişi bekletmek bazen sorun yaratabilir: bazı bebeklerin 4 haftadan sonra biberona ya da emziğe geçme konusunda zorlanma yaşadıklarını görmekteyiz.)

Babalar biberona anne sütü koyarak bebeklerini güvenle besleyebilirler. Eğer biberon baba tarafından günün sonunda ya da gece beslenmelerinden birinde veriliyorsa bu annenin fazlaca ihtiyaç duyduğu dinlenme ihtiyacını karşılayacaktır. Ayrıca, baba için bebeğiyle baş başa kalıp bebeğini tanıma şansı yakalamak çok keyif verici bir deneyimdir. Bebek bakımı konusunda rolü paylaşmak sadece babaya bebeğini daha iyi tanıma şansı vermekle kalmaz, kendisinin yardıma muhtaç, bağımlı, minik bir varlığa bakım veren bir kişiliğe nasıl dönüşebildiğini de daha iyi anlamasını sağlar.

Bebekler babalarını ne zaman tanır?

Bir bebek 2 haftalık olduğunda babasının sesini öğrenir ve bu sesi diğer erkek seslerinden ayırt edebilir. Dört haftalık olduğunda ise anneye, babaya ve yabancılara karşı öngörülebilir davranış farklılıkları gösterir. Bir bebeğin kiminle olduğunu görmeden, davranışlarını gözlemleyerek annesiyle mi, babasıyla mı yoksa bir yabancıyla mı iletişim kuruyor anlayabiliriz. Genelde babaylayken bebeklerin omuzları kabarır, yüzünde hevesli bir bekleyişin ve oyun isteğinin ifadesi olur- kaşları havadadır, ağzını açar, gözleri parlar. Babasının sesini uzaktan duyduğunda bile bu hevesli bakış fark edilir. Dört haftalıkken, babasından annesine göre daha heyecanlı bir ses tonuyla konuşmasını beklemeye başlar. Babanın görüntüsü uzaktan belirdiğinde bebeklerin kendine özgü beden dili â€œİşte buradasın! Hadi beni al!” der.

BlogKüme – Bloglararası Destek şebekesi

blogkumeDikkatli olan sürekli okuyucular fark etmişlerdir belki; Babaolmak.com’un en sağdaki sütununda ufak bir reklam (daha doğrusu destek) alanı var artık. Ticari olmayan bir şebekenin destek amaçlı bannerları.

Blogküme.com, blogların birbirini desteklemesi ve tanıtması ilkesiyle kurgulanmış bir ağ. Ortak bir havuza dahil olan blogların tanıtım banner ve sloganları diğerlerinde yayınlanıyor.

En dikkat çekici unsur, isteyen her blogun elini kolunu sallayarak ağa dahil olamaması. Denetim; onay, moderasyon gibi ağır bir yükü göz önüne alarak başvuran her siteyi inceleyip belli kriterleri tutturan blogları havuza dahil eden bir sistem Blogküme. Bunun amacını ve üyelik kriterlerini de şöyle açıklıyor:

BlogKüme takipçilerine ve üyelerine en kaliteli hizmeti sunmak istemektedir. Dolayısıyla bazı şımarık düşüncelere sahibiz. Buna göre BlogKüme üyesi olarak kabul edeceğimiz bloglardan bazı beklentilerimiz var:

– Öncelikle blog, gerek tasarımı gerekse de içeriğiyle çevresindeki diğer bloglardan farkını ilk görüşte dışa vurabilmeli.
– Blogun konusunun önemli olmadığı gibi, yazarın dilini oldukça iyi kullanabilmesi gerekiyor.Blog sahibi veya sahipleri, bloglamayı para kazanmak veya başka amaçlar için değil her şeyden önce kendileri için yapıyor olmalı.
– BlogKüme hitlerle ilgilenmiyor. BlogKüme kaliteli içeriğin, değerini bilebilecek insanlara ulaştırılmasıyla ilgileniyor. Dolayısıyla hitiniz önemli değil.
– BlogKüme üyeliği demek, bu takımın bir parçası oluyorsunuz demek. Dolayısıyla BlogKüme’ye her türlü desteği daima gösterebilmenizi bekleyeceğiz.
– BlogKüme her şeyden öte bir dayanışma topluluğu, bunun farkında olmanızı isteyeceğiz.

Blogküme.com‘a gidip blogunuzu kaydedebilirsiniz. Yukardaki kriterlerin tamamını tutturduğunu bildiğim bir çok kişi Babaolmak.com’u düzenli okuyor. (Üstelik “aile” diye bir kayegori de mevcut Blogküme’de… Hatırlamakta fayda var: Birlikten kuvvet doğar. ;) Blogunuz yoksa da Blogküme ağındaki farklı konulardaki blogları gezebilir, Türkçe blog dağarcığınızı son derece kaliteli bloglarla genişletebilirsiniz.

Uzun Süreli Emzirmenin Faydaları ve Bir Fotograf Hikayesi

Breastfeeding / Emzirme #4 Bayram değil, seyran değil, nedir bu emzirme muhabbeti bu saatte diyeceksiniz. Zeynep artık uzunca bir süredir anne sütünden ayrılmış durumda. Ancak yabancı bir blog buldum az önce, aslında blogtan da ziyade üniversite çalışmaları kapsamında (Durham Üniversitesi; Çocuk Gelişimi Dersi) hazırlanmış bir sunum. (Sunumdan bazı notlar ve bazı kişisel fikirler de blog olarak yayınlanmış). “The Many Benefits of Extended Breastfeeding” Genel olarak neden 12 aydan daha uzun süre emzirmenin faydalı olduğunu başlıklar altında inceleyen bir yazı. Yabancı kaynak seven okuyucular için hoş bir kaynak olacağını düşündüğümden Babaolmak.com’da bahsedeyim dedim. Bahsettim işte, ilginenle tıklayıp ulaşabilirler yazıya…

Ama; asıl bahsedeceğim o değildi. Asıl bahsetmek istediğim şey, bu yazıya nasıl ulaştığımdı. Az önce Flickr.com hesabım üzerinden başka bir Flickr.com kullanıcısından bir mesaj aldım. (Carolee)  Mesajında Flickr’da yaptığı bir aramayla benim bir fotografımı bulduğunu, çok beğendiğini ve üniversitedeki çalışmasında kullanmak istediğini. Fotografa eklediğim yayın hakları & şartları uyarılarına uygun şekilde gerekenleri yaptığını ve sunuunda ve yazısında fotografın lisans yönergelerinde bahsettiği şekilde davranarak fotograf sahibinden bahsettiğini, sunumuna ve bloguna fotografımı ve kaynakçalar kısmına gerekli açıklamaları koyduğunu ama istersem hemen kaldırabileceğini anlatan bir mesajdı.

Henüz ona cevap vermeden Babaolmak.com’a bunları yazıyorum, ardından da kendisine saygılı tutumu için teşekkür edip fotografı nerede isterse istediği şekilde kullanabileceğini söyleyeceğim. (Yılbaşı civarında yaşadığımız fotograf hakları ve izinsiz kullanım krizini (!) Babaolmak.com’un sürekli takipçileri biliyorlardır ki konuyla şu anda avukatımız ilgileniyor) Dolayısıyla aslında bu işlerin ne kadar kolay olduğunu; iki satır yazıp izin almanın ne medenice ne çağdaş bir yaklaşım olduğunun altını çizmek istiyorum. Çizdim galiba… :)

– İlgili web sitesi: The Many Benefits of Extended Breastfeeding
Fotoğrafın orijinali

Bebek ve Çocuk Fotoğrafları Çekmek Üzerine

Uzun zamandır bebek ve çocuk fotografları çekmekle ilgili birşeyler yazayım istiyordum. (Bu arada daha önce başladığım doğum fotoğrafçıları dosyası‘na devam edeceğim; ikinci bölüm çok yakında) Ben kendimi toparlayı bebek ve çocuk fotografı çekmekle ilgili fikirler, öneriler, ipuçlarını yazana kadar “hazır yapılmışını” buldum. Hem de çok taze…

Uzman.Tv’de “Bebek Fotoğrafı Nasıl Çekilir” diye yepyeni, taptaze bir bölüme denk geldim az önce; sanırım ilk girenlerden biri benim çünkü bölümün içindeki videoların izlenme sayısı daha kimselerin gelmediğini gösteriyor.

“Fotoğraf Sanatçısı Zerin Kültüral, bir bebeğin nasıl fotoğraflandığını ve fotoğraflarken kullandığı yöntemleri anneler ve bebek sahibi olacak anne adayları için anlatıyor.” diye bir tanıtımı var bölümün. Demek ki bebek ve çocuk fotograflarını sadece anneler çekmeli; babalar bu konudan uzak durmalılar, videolardan faydalanmamalılar.

Bölümde bir çok video var; başlıklarını da aktarayım; tam olsun:

– Konsept bebek fotoğrafçılığı nedir?
– Bebeğimin konsept fotoğraflarını çektirmek istiyorum, ne yapmalıyım?
– Çocuk sahibi olacak çift ile fotoğrafçının anlaşması neleri kapsar?
– Yeni doğan bebek nasıl fotoğraflanmalı?

# Uzman.Tv’deki Bebek Fotoğrafı Nasıl Çekilir? bölümü için tıklayın
# Daha önce yazdığım Doğum Fotoğrafçıları Dosyası’nın ilk bölümüne ulaşmak içn buyrun tıklayınız

Sonunda birkaç değişiklik ve ne çabuk geçiyor zaman…

Babaolmak.com’u iş yoğunluğundan biraz boşlamıştım malum. Daha doğrusu, yazı yazsam da geri kalanına elim pek yetişemez olmuştu. Sonunda header kısmını yeniledim. Fotograf seven ve çeken biri olarak header’ı tamamen fotograflardan yapmayı hep sevmişimdir. Hele de siteye her girildiğinde yeni bir fotografla karşılaşmayı pek severim. Aynı şeyi kişisel blogumda da uygulamıştım. (Kendisi Babaolmak.com açıldıktan sonra büyük bir yalnızlığa terk edildi maalesef. Oysa ilk Türkçe, hatta Türkçe-İngilizce bloglardan biriydi.) Yeni görsellerde de eski bloguma bir ufak gönderme de yaptım dolayısıyla.

Header için fotograf secerken bir anda bir nevi zaman tünelinin içinde buldum kendimi. Z.nin doğumundan bu yana gün gün gelişimi fotograflarda adım adım takip edilebiliyor. Bunun için yüzlerce fotografa da gerek yok üstelik. 15-20 tanesi yetti. (Tabi aynı şekilde babasının gelişimi de ister istemez gözler önüne serilmiş oldu) (N’apalım artık, siz yabancı sayılmazsınız)

Uzatmayayım. Nacizane önerim, ne olursa olsun, olabildiğince çok fotograf çekin bebeğinizle. Sadece onu değil, birlikte de çok fotografınız olsun. (Hep fotograf ceken taraf olarak bazen kaygılandığım olsa da header görsellerini toparlarken gördüm ki yeteri kadar birlikte fotografımız da varmış) İlerde yan yana koyup bir zaman tüneli yapmaya kalktığınızda elinizdeki tek şey fotograflar olacak. (Emin olun bir çok çooook keyifli anı, üzerine yenileri geldikçe maalesef uçup gidiyor)

Older posts

© 2018 Baba Olmak

Theme by Anders NorenUp ↑