Month: Ekim 2007

Simply Colors Com Tr

Simply Colors hakkında uzun zamandan beri yazacağım ama sürekli öteliyordum. Zeynep’in üzeri yazılı body’lerini nereden buluyorsunuz soruları gittikçe artmaya; Simply Colors‘ın ilanları gazete ve çocuk dergilerinde sıkça çıkmaya başlayınca dedim, “artık erteleme baba!” :)

Hollanda kökenli bir girişim Simply Colors. Kurucusu Stephanie Dijkstra. Site ilk olarak Hollanda’da açılıyor. şu anda Aralarında Türkiye’nin de bulunduğu 11 ülkede faaliyet gösteriyor. (Fırsatı zamanında görüp sitenin Türkiye haklarını alan ve son derece başarılı bir hizmet vermeye başlayan kişileri de kutlamak lazım)

Sitedeki “hakkımızda” metninden bir ufak alıntı da yapayım elim değimişken:

Simply Colors, Öko-Tex sertifikalı, insan sağlığına zarar veren kimyasallar içermeyen çocuklar ve bebekler için giysiler üreten bir dünya markasıdır.
Simply colors sizlere, çocuğunuz için en özel giysi seçenekleri sunar. Ürünlerimizin çoğuna, dilediğinizde, sizin belirleyeceğiniz bir yazı basılabilir. Bu yazı, çocuğunuzun ismi, sizin düşündüğünüz güzel bir söz veya yaratıcılığınızla ortaya çıkan esprili bir yazı olabilir. Çocuklara uygun olabilecek birçok yazı karakteri ve renk arasından kendi zevkinize uygun seçimleri yapabilirsiniz. simply colors tüm bu size özel ayrıcalıklarıyla çocuklarınız, torunlarınız, yeğenleriniz ve tüm bebek ve çocuklar için muhteşem bir hediyedir!

Kızımızın kankalarından Ada‘nın annesi arkadaşımız Sibel’in sayesinde haberimiz oldu Simply Colors’tan, o günden beri de zaman zaman hem kızımıza hem de cevredeki veletlere body yaptırmak için kullandık. Çok memnun kaldık. Gerek ürün kalitesi gerekse hizmet hızı ve kalitesi konusunda Babaolmak.com Simply Colors‘ı kesinlikle tavsiye eder.

Kendi deneyimimiz sonucu memnun kaldığımız ürünlerle ilgili bir takım fotoğraflara burdan, şurdan ya da ordan ulaşabilirsiniz…

İki Haber

Uzun zamandır yeni yazı ekleyemediğim Babaolmak.com için uzunca bir liste var aslında sırada bekleyen… Bayram tatili iyi bir fırsat olur bu listeyi eritmek için diye düşünürke evdeki hesap tabii ki çarşıya uymadı… Neyse; iki tane haberle başlayalım:

Anne ölümleri yeteri kadar gerilemiyor

BM Çocuk Fonu (UNICEF) ve Dünya Sağlık Örgütü (WHO), anne ölümlerinin, 2015’e kadar belirlenen hedefleri yakalayabilecek kadar hızlı gerilemediğini açıkladı. 2005’teki 536 bin ölümden 533 bini (yüzde 99) gelişmekte olan ülkelerde görüldü; bu veriler hamilelik sırasında ve doğumdan sonraki 42 gün içinde ölen kadınları da içeriyor.
Haberin devamını Radikal’de okuyabilirsiniz.


Dünyanın kürtaj raporundan notlar..
.

Dünyada beş hamilelikten biri kürtajla sonuçlanıyor. Tıp dergisi The Lancet’in gelecek sayısında yer alacak çalışmaya göre, 2003’te dünya genelinde 205 milyon kadın hamile kaldı, bunlardan yüzde 20’si sona erdirildi. Dünyada kürtaj sayısı 1995’te 46 milyonken 2003’e kadar yüzde 17 geriledi. Makalede aynı dönemde kötü koşullarda kürtaj oranınınsa azalmayıp yüzde 48 oranında kaldığı belirtiliyor.
Haberin devamını Radikal’de okuyabilirsiniz. 

5 Dogumdan Biri Evde

Sağlık Bakanlığı’nın başlattığı ‘Bebeğim Sağ Olsun’ kampanyası Türkiye’deki doğum gerçeklerini ortaya koydu. Buna göre, Türkiye genelinde her 5 kadından biri evde doğum yapıyor.

Ankara Numune Hastanesi Kadın Doğum Klinik şefi Doç. Dr. Ferit Saraçoğlu, “20 yaş altı ve 35 yaş üstü gebelerde, doğumlar arasındaki sürenin iki yılın altında olduğu durumlarda ve doğum sayısının dördü aştığı durumlarda anne ve bebek ölümleri belirgin olarak artıyor” dedi.
Anne ve yeni doğan bebek ölümlerine dikkat çekmek amacıyla Sağlık Bakanlığı tarafından başlatılan “Bebeğim Sağ Olsun” kampanya aracının Ankara’ya gelişine katılan Saraçoğlu, Türkiye’de anne ölümleri oranının 100 binde 28.5 olduğunu belirtti.

Haberin tamamını Milliyet Gazetesi’nde okuyabilirsiniz… (Doğumların yüzde 48.5’i sezaryenle gerçekleştiriliyormuş bu arada…)

Öpülmek için savaşmak lazım…

Yenidoğmuş bebek sahibi ailelerde ister istemez bazı sıkıntılar yaşanıyor… Bunlardan biri de, annelerin sakallı babaları öpmek yerine pürzüsüz  yumuş yumuş bebekleri öpmeyi tercih etmeleri… (Ve babaların çaresizliği) Aşağıdaki linke tıklayarak seyredebileceğiniz reklamda ise bu durum için br çözüm önerisi ve çözümün ardından yaşananları göreceksiniz. Sonuna kadar seyredin; kahkaha atacasınız…

Reklamı seyretmek içib tıklayın...

Adıyla “San”ıyla…

San ve Selim

İşte bir baba, bir oğul… Bu sabah 08.37’de Selim ve Pelin’in oğlu “San” aramıza katıldı. Uzun uzun saçlarıyla yorgun ama gururluydu… Yukarıda babasının kucağındali ilk fotoğrafını görüyorsunuz… 2910gr; 47cm boy, 35cm kafa çevresi ve uzun saçlar. (Bizim zamanımızda bu kadar saçla liseye almazlardı adamı!)

Hoşgeldin SAN!

© 2018 Baba Olmak

Theme by Anders NorenUp ↑