Month: Temmuz 2008 (page 1 of 2)

Kızımızla İlk Kamp

Kızımız hamileyken bir iki sefer kamp yapmış ancak geçen yaz sadece günübirlik bir denememiz olmuş, ancak kendisinin ufacıklığından dolayı muvaffak olamamıştık. (Hatta bus‘ımızın bagajında keklere sinek gelmesin dieye örtülen “kek cibinliği”nin içinde bir iki fotoğrafı olmuştu kendisinin. (Gecen ay da aynı yerde, yeşillikler içinde bu sefer çok da keyifli bir gün geçirdik o da ayrı…)

Getiğimiz haftasonu -sonunda- sezonu açtık ve iki bus kamp yapma amaçlı Ağva’ya gittik. Genelde şile Karyat‘a gidiyor olsak da açıkçası imkanların fazlalığı, denize yakınlığı, havuz ve duş imkanları vb. (ve elbette ki manzarası) sebebiyle Ağva Woodyville‘i (Akkaya Camping diye de bilinir) tercih ettik.

Tercihimizin doğruluğunu da gördük. Bebekli (veya çocuklu) ekipler için son derece mantıklı…
– Temizlikl, hijyen, yertemiz tuvalet, soyunma kabinleri ve duşlar
– Çocuk havuzu
– Bol çim alan
– Bir önceki gidişimizde (2 yıl olmuştu) olmayan -belki de dikkatimi çekmemiştir- çocuk parkı ve salıncaklar
– Hiçbir rahatsızlık vermeyen evcil köpekler
– Temiz kumsal
– Küçük çocuklu ailelerin tercih etmesi sebebiyle etrafta bol bol akran…
– İstanbul’a yaklaşık 60dk uzaklık. (Ataşehir’den ölçülmüştür)

Gelelim mutlaka dikkat edilmesi gereken bir iki noktaya…
– Yaklaşık 12,5 aylık bişr velediniz varsa emeklemek ve yürümek arasında bir yerdedir kendisi muhtemelen. Pusetinde oturmamak için herşeyi yapmaktadır ancak kumsal ve çimenlikte de başı boş bırakılamaz. Gerektiğinde brakabilmek için yanımızda park yatak götürdük ki içine oyuncaklarıyla birlikte bırakışdığında 20-30dk kendi kendine takılabildi kızımız. (Çok önemli bir vakit) Bizim park yatağımız olmadığından San‘ınkini ödünç aldık. (Teşekkür ederiz)
– Sivrisineklere karşı bir çözüm… MUTLAKA… Yalnız burada dikkat edilmesi gereken konu, doğru çözümün bulunması… Biz, bu hafta sonu bulamadık. Pazar sabahı uyandığımızda yaklaşık 10-12 sinek ısırığı vardı Zeynep’in vücudunda. (Ciddi bir kısmı yüzünde ve kollarında) Geceleyin açıkta kalan yerlerine Chicco’nun bitkisel sinek kovucusundan sürmüş; tüm gece karavan’ın içinde Raid’in likid sinek kovarını elektriğe takılı olarak tutmuştuk. (Olmadı olamadı…) Kamp sonrası mahalle eczacımızdan aldığımız bilgi (kendisinin de 18 aylık oğlu olduğu için pek güveniyoruz önerilerine) bitkisel sinek kovucuların hiçbir işe yaramadığı; piyasda satılan OFF‘un bebeklerde de yüz hariç her yerde kullanılabileceği oldu.

Öte yandan diğer bir özleştiri de Cumartesi gecesi kampta bastıran yağmur sebebiyle yağmurdan kaçan sineklerin de ilaçlara rağmen içeri doluştuğu, sonra da çıkacak delik bulamadıklarından (sineklik ve teller sebebiyle) içerde de ya herru ya merru deyip saldırıya geçtikleri. (Bir de sanıyorum bitkisel olsun olmasın sinek kovucu sprey, süt ve losyonların vücuda sürükdükten sonra etkisini gece boyu sürdürmedikleri gerçeği var. Bir dahaki kampta gece kalkıp tazeleme yapılacak)

Bu yazı oldukça uzun olduğundan; diğer bir iki konu ayrıca yazılacak artık… ;)

Hangi anahtar kelimelerle ziyaretçi geliyor?

Bugün Google Analytics sistemi üzerinden Babaolmak.com’un trafik raporlarına bakarken arama motorları üzerinden gelen okuyucular hangi anahtar kelimelerle arama yaptıklarından Babaolmak.com’a ulaşıyorlar gözz attım. En popüler olanları ve bazı ilginç arama kelimelerini (ve sıralamalarını) aşağıda bulabilirsiniz.

1) baba
2) baba olmak
3) babaolmak
4) bebek bezleri
5) bebek bezi
6) bebek ihtiyaçları
7) bebek ihtiyaç listesi
8) at doğumu ( nasıl yani?)
9) detaylı ultrason
10) birth videos
11) doğum videoları
12) sezaryen videosu
13) hafta hafta bebek
14) katil karıncalar ( bu da ilginç)
17) mylicon
24) bebeğin doyduğunu nasıl anlarız
38) bebeklerde kaka yapamama
40) iyi baba nasıl olunur
94) bebekler kaç saatte bir emzirilmeli
97) en iyi çocuk doktoru
150) tom cruise oynadığı filmler :)

Bu veriler (ve daha fazlası) ışığında, genelde doğru amaçla, doğru aramalarla ziyareti geliyor babaolmak.com’a umuyorum ki gelenler, aradıklarını da buluyorlardır. :)

Babaolmak.com “DanDun”da Editör’ün Seçimi…

Bir süredir internet’te yeni bir oluşumu takip ediyorum… Önce Yahoyt‘la başladı; aynı anda Serdar Kuzuloğlu ve Timurt Sırt ikilisinin Teknosohbet.tv programları ortaya çıktı (Yıllardır Radikal’den takip ettiğim Serdar’ın gazeteciliği kadar stand-up’çılığını da severim… Ki o da taze ikiz babasıdır, bir ara konuk baba olsa ne güzel olur, buyrun açık davet) Derken Webrazzi de TV‘lendi… (Webrazzi Meet-up’da panelist olan Serdar Kuzuloğlu’nu seyretmenizi de ayraca öneririm… Bir süre önce de PCnet yazı işleri müdürü Erdal Kaplanseren (ki kendisi de taze bir baba olarak Babaolmak.com’un düzenli okuyucularından – ve hatta destekçilerinden) DanDun isimli bir program yapmaya başladı.

Amma uzattın sadede gel diyorsanız, hemen geliyorum: Dandun’un bugünkü 5. bölüm konusu “Blogu olmayana kız vermeyiz” Adından da anlaşılacağı gibi konu bloglar. Konuk PCnet editörlerinden Kıvanç Tanrıkulu. Ve programda örnek olarak seçilen gösterilen, aferin verilen ve sonunda da ahanda işte editörün seçimi olan blog: Babaolmak.com

Teşekkür ederim.

Akabinde de bir noktaya değinmek, kendimi aklamak isterim. Ben de onlar gibi blogların, tematik ve uzmanlığa dayalı olmasının önemine inanıyorum. Sağolsunlar “Babaolmak.com”u da uzmanlığa dayalı bir blog olarak tanıttılar. 13 aylık bir baba olarak (Hadi bir de 9 ay öncesi var) 22 aylık bir baba olarak uzman olmak ne haddime; yolun daha başındayız… Babaolmak.com uzmanlığa değil de deneyime dayalı bir blog diyelim… ( “Baba Olmak” konusunda uzman varsa, küstürmeyelim…) (Bu da günün tartışma konusu olsun, baba olmak konusunda uzman olunabilir mi? Kaç çocuk ve kaç yıldan sonra bu konuda uzman olunabilir… Yorumlarınızı beklerim…)

Erdal ve Kıvanç, tekrar teşekkürler…

Gidip de seyretmek için link şurada; hemen aşağıda da seyredebilirsiniz:

Demir’den Mektup Var

Son zamanlarda okuduğum en keyifli e-postayı bugün okudum. 2,5 aylık Demir’den gelmiş e-posta… şimdi, çocuk üşenmemiş o kadar yazmış, yayınlamamak olmaz, aynen aktarıyorum:

Merhaba,

Babam ben doğmadan önce blog’unuzu takip etmeye başlamıştı. şimdi 2.5 aylık oldum ve halen babaolmak.com un sıkı bir takipçisi.
Farklı bir tonla da olsa sizin çıktığınız yolda o da benim doğumumla yürümeye başladı. www.demirbayrak.com benim doğduğum günden bugüne
yaşananları, bazen komik bazen dramatik bazense çok objektif bir şekilde anlatan benim ağzımdan-babamın klavyesinden çıkanları yayınlamaya devam ediyor.

Gerçekten komik olduğunu düşündüğüm, izleyenlerin de bana bu konuda %100 hak verdiği bir anımı özetleyen aşağıdaki linkteki movie’yi belki babaolmak.com da
okuyucularınızla paylaşır, ülke olarak içinde bulunduğumuz genel kasvet havasını bir nebze olsun dağıtmaya siz de katkıda bulunursunuz.

Bu noktada isterseniz tam buraya tıklayıp gidip Demir’in sitesinde Demir’in videosunu izleyebilirsiniz. Böylelikle Demir’İn sitesini de gezmiş olur, favorilerinize eklersiniz. ;) Süper tembeller (veya hadi kibarca süper sabırsızlar diyelim) için aşağıya da videoyu koyayım. Siteye hiç video koymuyorum malum, ortalık şenlensin…

Videoyla ilgili yorumum ise, evet, kompile çok eğlenceli olsa da (spoiler gibi olmasın) 34-36. saniyeler civarı biz ailecek kahkahadan kırıldık, defalarca izledik… Kesinlikle tavsiye edilir. :)

Farmafil’den Birkaç Başlık

Daha önce de Farmafil‘den bahsetmiştim Babaolmak.com’da; “ihtisaslaşan” web sitesi ve blogların zaman içinde yavaş yavaş da olsa çok ciddi bir baarıya imza atacağını, internet yayıncılığı ve internetteki kaliteli ve dikey içerik için çok önemli olduğunu düşünüyorum ve birkez daha altını çizmek isterim. (Çizdim bile)

Gelelim konumuza; bir süredir favori bloglarıma istediğim vakti ayıramasam da Google Reader sağolsun bir şekilde bir yerlerde en azından başlıklarını okuma fırsatım oluyor. Farmafil ama sağolsun direkt mail atarak en son yazısına dikkatimi çekti:

Geçici dövmeler ve allerjik reaksiyon… (Her ne kadar 1 yaşında bir kız babası olarak geici dövmeler konusunda şimdilik bir endişem olmasa da aramızda endişelenme zamanı gelmiş anne ve babalar kesin vardır, dolayısıyla okumakta fayda var.) (Öte yandan geçici dövme değil, gerçek dövme taraftarı olan bir kişi olarak da “hijyen ve sağlık herşeyden önemlidir aman diyeyim” diyor ve devam ediyorum)

Geçici dövme konusundan ziyade iki başlık daha fazla dikkatimi çekti Farmafil.com‘da:

Keneler… (Ki vakit bulduğumda detaylı olarak araştırayım ve birşeyler yazayım da istiyorum çünkü kampa giden, veletlerin çıplak ayak çimlere bolca basması gerektiğine inanan bir kişi olarak her ne kadar çok geniş ve rahat olsam da gittikçe kılanıyorum. Farmafil’in yazdıklarında en dikkatimi çeken şey ülkemizde sadece bu yıl 42 kişi Kırım Kongo Kanamalı Ateşi’inden hayatını kaybetmiş olsa da Kırım’da 48 yıldır bu sebeple ölen yokmuş. Kongo’Yu bilemiyorum…)

Farmafil‘den son yazı da:
Çocukların evde yutabileceği şeyler. Acaba zehirli mi? Bence geçici dövmeden de kenelerden de daha hassas bir konu çünkü veletler hergün her saat evde vakit giçiriyorlar ve gittikçe mobilize olduklarından ve her an göz önünde olmaları mümkün olmadığından bence diüer iki konuya nazaran çok daha yüksek risk içeren bir durum bu evde yutulası şeyler…

Sonsöz: Takip ediniz Farmafil’i… “İlaç seven fil, Farmafil!

Older posts

© 2018 Baba Olmak

Theme by Anders NorenUp ↑