Burçlar ve Ebeveynler ve Çocuklar

Blog fırtınasının ödev verdiği gibi yapıp da burcumun özellikleriyle bir karakter ya da bir dünya yaratmaya kalkarsam pis bir şey olur o… Karanlık, çirkiiiin, kalleş bi’ şey olur… (Lisedeydim herhalde; ufak boyutlu bir astroloji kitapları serisi vardı: “Hain Astrologdan Burçlar”dı serinin ismi… Benim burcumun önünde “kalleş” vardı… “Kalleş Akrep”…
Okumaya devam et

Çok Hüzünlü de Olsa…

Az önce internetlerde bir paylaşım sonucunda linkleri tıklaya tıklaya ulaştım bu bloga; söz konusu yazı çok hüzünçlü de olsa insanın içinisımsıcak yapan bir yanı da var elbette… Eminim ki fotoğraflara bakarken sizin de gözleriniz dolacak ama bir yandan da gülümseyeceksiniz…
Okumaya devam et

Broca Sokağı Hikayeleri

Uzun zamandır yazacağım… Çok uzun zamandır… Doğru zamanı; bir kaç şeyin bir araya gelmesini bekliyordum ama daha fazla beklemeyeyim dedim. Ki zaten bu arada sağır sultan da duydu esasen… Çocuk Kitapçıcı: Kipitap.com‘la çıktığımız yolda yaz aylarında bir hayali gerçekleştirdik ve “Kipitap Yayınları” ilk kitaplarını çıkardı…
Okumaya devam et

Bir Çocuğun Ödülünü Çalmak

Geçenlerde Doğan Cüceloğlu’nun web sitesinde okuduğun bir anı çok hoşuma gitti ve üzerinde uzun uzun düşünmeme, aklıma geldikçe de gülümsememe sebep oldu. Ebeveyn – çocuk ilişkisine dair çok önemli bir ders vermesinin yanı sıra bizim kültür olarak, alışkanlık olarak otomatik olarak, refleks olarak yaptığımız bazı kanıksanmış hareketlerin aslında ne derece yanlış olduğunun gözler önüne serilmesi adına da nefis bir örnek.
Okumaya devam et

Bir İlk Öykü

Çocukken öyle yazmaya çizmeye çok meraklı mıydım hatırlamıyorum bak. İlkokulda bir ara Kemalettin Tuğcu’nun süper ağlak bir kitabından çok etkilenmiş olarak yazarlığa soyunmuşluğum ve bir defteri kitap haline getirmeye karar verip içine şaheserimi yazmaya başlamışlığım var: “Mutsuzlar”dı adı da… Artık nasıl bir tarvma yaşamışsam okuduğum Tuğcu kitabından; siz düşünün artıkın.
Okumaya devam et

Favori Çocuk Kitapları Listesi

En sevdiğim kitabın yazarının adının bana ilham vermesi çok zor. O kadar çok sevdiğim kitap var ki… Derken nedense “Otostopçunun Galaksi Rehberi” ve Douglas Adams geldi aklıma. Öte yandan benim değil de Z’nin en sevdiği kitaplar ve yazarları düşünmek lazım belki de… Böylelikle de aslında belki de bir yazı yazmak yerine belki de bir kitap listesi yapmak daha mantıklı olur. Ne de olsa serde çocuk kitapçılığı var; Kipi var; Kipitap.com var.
Okumaya devam et

Tek Tema; İki Yazı

İlk yazıyı yayınlanır yayınlanmaz okumuştum. Okuduğumdan beri de Chrome’da bir tab olarak açık duruyor. Gidip gelip okuduğum için değil elbette. Öyle sürekli okunacak türden bir yazı değil. Bir kere okunsa yeter… Sonra ikinci yazıyı okudum. İki ayrı blogun yazarlarının birbirlerini tanıdıklarını ancak yazıları birbirlerinin yazılarından habersiz yazdıklarını biliyorum.
Okumaya devam et

Ataşehir’de Bir Pideci

Aslında bugün ile ilgili anlatacaklarım hazırdı kafamda… Daha doğrusu nerdeyse hazırdı. Bu akşam Z. ile birlikte eve gelince yemek yapacaktık; onun en sevdiği yemeklerden birini. Böylece hem yemek tarifi hem yemek anısı hem de en son yemek bahsi tamam olacak; Blog Fırtınası’nın 16.gün ödevi tamamlanmış olacaktı. Oysa evde yeşil mercimek kalmamıştı… Ve biz de akşam eve gelmedik zaten…
Okumaya devam et

Çocukluk Anıları Deyince

En çok merak ettiğim şeylerden biri; Z’nin çocukluk anılarından hangilerini hatırlayacağı. Bizim küçüklüklerimize nazaran artık çok daha büyük bir görsel hafıza gerçeği var teknolojik olarak. Dijital fotoğraf makineleri, video kameralar, internetler, bloglar, instagramlar derken zaten çok fazla şey sürekli kayıt altında ve belli bir yaştan sonra da veletlerin ellerinin altında olacak ve hatırlamalarına ya da hatırladıklarını sanmalarına yardımcı olacak.
Okumaya devam et

Kızımla Çıkmak İçin Kurallar

Geçenlerde Twitter’da gördüğüm bir görseli baolmak”>Babaolmak.com’un Facebook sayfasında paylaştım. Daha paylaşırken pek çok baba tarafından beğenileceğini ve paylaşılacağını, geniş bir kitleye kolayca ulaşacağını biliyordum. Hatta aynı fotoğrafı kendi kişisel Facebook profilimde de ufak bir notla paylaştım ve bir çok arkadaşım da yorumlar yazdılar.
Okumaya devam et

Takip etmediğiniz her gün için hayıflanacaksınız: Blogbabba

Fırtınalı ve karanlık bir geceydi; gece tüm kasvetiyle üstümüze çökmüş; Z. içerde uyumuş, uyumasıyla birlikte yanından ayrılmıştım. Her ne kadar evde (yani sıcak ve korunaklı kalemde, üstelik de kızımla birlikte) fırtınalı geceleri sevsem de üzerime bir ağırlık çökmüş, gidip yatmak da dahil canım hiçbir şey yapmak istemez olmuştu.
Okumaya devam et

Hayalimdeki O Ev İşte Bu Ev

Hep hayalini kurduğum bir ev var mı? Düşündüğümde çok net bir cevap çıkmıyor. Belki de sanırım hep çok sevdiğim evlerde oturduğumdan. Ama biliyorum ki hep hayalini kurduğum evde her zaman Z. de var ya da Z’nin olduğu ev, zaten hayalini kurduğum ev.
Okumaya devam et

İlk İşim ve Bir de Anekdot

Blog fırtınasındaki günlük ödev, “ilk işinizi anlatın”, ilk işimi düşününce ilk fark ettiğim şey aslında ilk işimin hangisi olduğunu kestiremediğim oldu. Üniversite öğrencisiyken de çalıştığım için o mu yoksa bu mu derken buldum kendimi. Sonra mezuniyetle birlikte başladığım işimin ilk işim olduğuna kanaat getirince aynı iş yerinde olmasam da hala aynı işi yaptığımı görüp sevindim. Hala aynı sektörde, aynı işi yapıyorum. Birilerinin şirketinde değil; kendi şirketimde, çok sevdiğim insanlarla, inandığım şekilde. Neyse.
Okumaya devam et

Babalar Anneler Etraftayken Daha mı Umursamaz Oluyor?

Geçenlerde üzerinde etraflıca düşünülmeyi hak eden bir soruyla karşılaştım: “Acaba babalar, anne yakındayken daha mı rahat ve umursamaz oluyor?”
Okumaya devam et

Nazım Hikmet Kültür Merkezi’nde Çocuk Atölyeleri

Nazım Hikmet Kültür Merkezi‘nin çocuk atölyeleri yaptığını bugün öğrendim. Üstelik oldukça ilk elden ve taze taze bilgi sahibi oldum. Hal böyle olunca da sıcak sıcak paylaşayım dedim. Atölye konuları ilgi çekici… Hatta Z ile önümüzdeki haftalarda düzenli gidip gelebiliriz gibi duruyor. Buyrun yakından bakalım…
Okumaya devam et