Kız Gözünden Baba Olmak

İki üç gündür salladığım bir yazıyı, Bahriye’nin yazısını Babaolmak.com’a girerken bu sefer de favori bloglarımdan birinden gelen linkle irkildim. (Yok canım ne irkilmesi… Cümle öyle geldi de oından öyle dedim…) Kalemini çok beğendiğim bir diğer arkadaşım, babasının doğum günün kutlarken kendini kaptırmış, beni honore etmiş de etmiş… Ve yazısında “benim için baba olmak nedir”den bahsetmiş:

Okumaya devam et

Baba olmak tamam, peki ya babasının kızı olmak?

Babaolmak.com’u uzun zamandır takip eden bir arkadaşım (ki bir süredir iş arkadaşım) konuya fazlaca sardırınca “Çok konuşma da konuk yazar ol madem” meydan okumama anında yanıt vererek çok hızlı bir şekilde “kız gözünden” babasının kızı olmayı yazdı… Tadından yenmez oldu yazı… Öyle ki bir süre sadece kendime sakladıysam da… Buyrun aşağıdadır yazı…

Okumaya devam et

Sen Varsın

Bu sabah 7:30 civarıydı Z’nin “babaaaaaa…” seslenişiyle yatağımdan fırladığımda… Normalde saatimiz 8:00’a kurulu oluyor sabahları. Tam da uyanmamış, mızırdanma sınırındaydı… Yatağından alırken “hadi gel birlikte sabah uyku keyfi yapalım” dediğimde mızırdanmayı bıraktı…
Okumaya devam et

Bekar Babalar Grup Çalışması

Normalde Babaolmak.com’da basın bülteni pek yayımlamıyorum. Her şeyden önce kendim deneyimlemediğim bir şeyi tanıtmak ya da duyurmak içime sinmiyor. Ama bu sefer gelen basın bülteni oldukça dikkatimi çekti. Daha önce benzer bir çalışma duymamıştım. Algıda seçiciliğin de etkisiyle duyurayım istedim…
Okumaya devam et

Kadınlar ve Sevdikleri Erkekler

Bugün yayımladığım aşklı meşkli diyaloglar üzerine ofisten bir arkadaşım Milliyet Gazetesi’nin sitesinde yayımlanan orijinali Formsante dergisi Eylül 2011 sayısında bulunan Yaprak Çetinkaya imzalı bir haberi paylaşmış… Hemen gideyim de okuyayım derseniz tıklayabilirsiniz…
Okumaya devam et

Aşk Meşk Diyalogları

Ben daha Şile’de yaptığımız kampın yazısını yazamadan (ki kamptaki ufak diyaloğumuzu yazmıştım) bu hafta sonu da İzmit’e Menekşe Yaylası’na gittik kamp için… Hem de 25 çadırlı, yaklaşık 80 kişilik organize bir hafta sonu kampına… Bu yazı da yine kamp yazısı değil ama geçen seferki gibi bir diyalog; Z’den inciler yazısı. Üstelik de benim olmadığım bir ortamda yaşanan, buna şahit olan arkadaşımın aktardığı iki minik diyalog…
Okumaya devam et

Kesinlikle Seyredilmeli: Californication

Bu yılın (2011 diyebiliriz kısaca) Nisan ayına kadar “Californication” benim için Red Hor Chili Peppers’ın sevdiğim bir şarkısıydı. Şu anda ise çok daha fazla şey ifade ediyor. (Hele bu aralar kelimelerle anlatmak mümkün değil…) (Ama denemekte fayda var…)
Okumaya devam et

Balık Tutmayı Öğretmek

Burada yazmıştım. Yaklaşık 7-8 haftadır Mahmure.com ve Bebişler.com sitelerinde köşe yazılarım yayınlanıyor. Başlık aslında buradakiyle aynı: Baba Olmak. Köşe yazılarına ayırdığım enerji aslında ister istemez Babaolmak.com’a yazacaklarıma ayırdığım vakitlerden kırpıldığından, konu da aslında aynı olduğundan aynı yazıları buraya da alayım ve orijnal çatı altında toplayayım istiyorum. Yazıları tarihleriyle ekleyip, doğru linkleri ve elbette ki hepsinin derlendiği bir yazıyı yayına alana dek en son yazıyı sizlere aktarayım dedim:Balık Tutmayı Öğretmek
Okumaya devam et

Anekdot

Hani uzun zamandır Z’nin incilerinden yazmıyorum ya… Son zamanlarda en etkilendiklerimden birini her ne kadar çok fazla kişisel olsa da kayıt altına almak adına bir hafta gecikmeyle de olsa yazayım… Aslında bunları hep uzun kamp yazımı yazmayı ötelemek adına yazıyorum…
Okumaya devam et

Hesapta Olmayan Bir Cuma

Z’yle birlikte olduğumuz akşamlar her ne kadar yazacak pek çok şey birikiyor olsa da kendisinin uykuya daldığı 21:45-22.05 aralığından sonra bende de yazacak hal kalmıyor. Gündüzleri ise malum iş ve koşturmaca hali. Z’nin olmadığı günler ise çarşı iznine çıkmış asker misali günlerdir bekleyen işleri halletme, ofiste fazla mesai, söz verilen arkadaşları görme ya da kimseyi görememe; evde yorgunluk atma… Bekleyen yazılacaklar listesi, yarım yazılar ise beklemeye devam ediyorlar bilimum elektronik cihazın köşelerinde…
Okumaya devam et

Neden Yazıyorum?

Burada yazmıştım. Yaklaşık 7-8 haftadır Mahmure.com ve Bebişler.com sitelerinde köşe yazılarım yayınlanıyor. Başlık aslında buradakiyle aynı: Baba Olmak. Köşe yazılarına ayırdığım enerji aslında ister istemez Babaolmak.com’a yazacaklarıma ayırdığım vakitlerden kırpıldığından, konu da aslında aynı olduğundan aynı yazıları buraya da alayım ve orijnal çatı altında toplayayım istiyorum. Yazıları tarihleriyle ekleyip, doğru linkleri ve elbette ki hepsinin derlendiği bir yazıyı yayına alana dek en son yazıyı sizlere aktarayım dedim:Neden Yazıyorum?

Her yazı için önceden kafamda bir şeyler evirip çevirirken bilgisayar başına oturduğum anda aklıma bambaşka şeyler düşüvermesine bayılıyorum. Böylesini yazmak çok daha heyecanlı oluyor. Buradaki tek hassas konu; bu şekilde yazarken hiç bölünmeden yazıyı tamamlayabilmek…

Teknolojinin son yıllarda en çok hizmet ettiği şeylerden biri kayıt altına almak değil mi? Son yıllar derken 30-40 yıldan bahsediyorum. Elbette günümüze yaklaştıkça teknoloji gelişim hızı inanılmaz bir ivme kazanmış, cihazlar, boyutlar ufalmış, hızlar artmış, 20 yıl önce akla hayale gelmeyecek şeyler artık parmaklarımızın ucunda kullanılmaya başlanmış olsa da, şöyle bir düşündüğümüzde pek çok teknolojik alet, bizim için bir şeyler kaydediyor…

On yıllar önce 8mm el kameralarıyla başlayan kayıt peşinde koşma davası günümüzde artık akıllı telefonların fotoğraf makinelerini ya da HD kameraları aratmayan özellikleri sayesinde avuç içine kadar inmiş durumda. Çocuklarımızın “an”larını kaydetmek uğruna nerdeyse o “an”ları yaşayamama sınırındayız. Ama öte yandan da…

Yazının tamamını okumak çin lütfen tıklayıp Mahmure.com’a gidiniz. Konuyla ilgili yorumlarınız içinse şimdiden çok teşekkürler.

Sosyal Medya’da Baba Olmak

Yeni yayın döneminin başlamasıyla (o da neyse) Babaolmak.com’da da daha istikrarlı bir yayın politikasıyla karşılaşacaksınız. (Hep vaad hep vaad) Kendi kendime koyduğum hedefler ışığında Eylül Ayı’nda dengeli bir dağılımla her zamankinden çok daha fazla yazı okumanız söz konusu olacak. (Bu sadece sizin için değil benim için de önemli olacak çünkü merak edip de araştırmak istediğim pek çok konu var esasen…) (Biliyorsunuz, Babaolmak.com içeriği öncelikle ihtiyaçtan ortaya çıkıyor…)

Okumaya devam et

İki Ev, Tek Takvim: CoFamilies.com

Kızımızın iki ayrı evi oluşuyla ilgili çok fazla şey yazmadım buraya ancak dönüp baktığımda’ benzer durumda olan pek çok ebeveyne (ki tahmin edilebileceğinden çok daha yüksek olduğunu biliyorum bu sayının) inanılmaz ışık tutacak bir süreçten geçtiğimiz, bu tecrübenin paylaşılmasının önemi elbette ki yadsınamaz.
Okumaya devam et

Baba Olmak Hakkında Bir Kitap: Baba Olmak

Ama ama bunu ben yapacaktım. Uzun vade hayallerim arasında bir gün Babaolmak.com yazılarımı derleyerek bir kitap ortaya çıkarmak varken geçenlerde bir arkadaşımın hediye ettiği kitapla kısa sureli bir hayalkırıklığı yaşadım.
Okumaya devam et

Bir babadan kızına: Küçük kızım ‘Neynep’

Arkadaşım Serdar Kuzuloğlu’nun blogunda okuduğum aşağıdaki yazıyı paylaşmamın bi’ sebebi, benim kafamda defalarca yazdığım satırların gerçekten yazıya dökülmüş halini yansıtması. (Ki ben yazmış olsam emin olun çok daha uzun ve ağdalı olurdu muhtemelen – O yuzden son bir yıldır özellikle de kızıma yazdığım cok daha kişisel satırlar dijital ortamda değil bir Moleskin defterin yapraklarında okunacakları zamanı bekliyorlar)
Okumaya devam et