Arşiv Kategorisi: Kişisel
Geçtiğimiz hafta tek bir sabahki yaklaşık yarım saatimi düşündükçe aylar önce duyduğum “Çocuklar su gibidirler, bir anda akıp giderler” lafı aklıma geliyor. Yani başınızı öte yana çevirmeye gelmez, bir an varlar bir an yoklar…
Hani uzun zamandır Z’nin incilerinden yazmıyorum ya… Son zamanlarda en etkilendiklerimden birini her ne kadar çok fazla kişisel olsa da kayıt altına almak adına bir hafta gecikmeyle de olsa yazayım… Aslında bunları hep uzun kamp yazımı yazmayı ötelemek adına yazıyorum…
Anında yazamıyor olmaktan ötürü o kadar çok söz, o kadar çok anı uçup gidiyor ki… Bazen “keşke” diyorum, şu eskiden yayınlana BBG evi filan gibi olsa da Z ile hayatımız bazı parçaları kamera kayıtlarından edinebilmek …
Minik, minicik kuşum bir yaşını daha doldurdu bugün. Hızla büyümek istediği yaşların en basında… (Bilmiyor yıllar sonra da tam tersine heves edeceğini) Sadece bugün üç pasta kesti, dünküyle dört oldu, keyfine diyecek yok…
Baba ise tüm …
Detaylarını sonra yazacak olmakla birlikte geçen hafta baba-kız tatildeydik. Bir akşam üstü 3-4 kişi bir vosvos içinde kumsaldan eve dönerken arkada oturan Z’den şöyle bir cümle duydum:
Aslında babalar günü için bir çok dosya fikrim vardı. Ve bu onlardan biri değildi. Bu sadece kendim için oluşturmayı planladığım bir derlemeydi. Aklıma gelen iki derlemeden kendim için olanıydı. Babaolmak.com’un dört yılı aşkın geçmişi içinde en hoşuma giden, en özel bulduğum yazıları derleyeyim demiştim.
Çok uzun oldu biliyorum. Sanırım ilk kez bu kadar uzun oldu. Düşünüyorum da; 2011’in ilk Babaolmak.com yazısı bu. Çok olmuş.
Tüm bu “yokluk” boyunca arayan soran, mesaj yollayan, Facebook ve Twitter’dan soran herkese çok teşekkür ederim. …
Elbette ki yine bir çok yazıyı yazamamış olarak bitiyor sene. Vari dedim (son anda) geleneksel kırmızı şapkalı fotoğraf çekimimizi yapalım ve bir yılbaşı kartı hazırlayalım. Bu sabah, servise yetişme telaşıyla koştururken araya bir de fotoğraf …
Bu aralar Babaolmak.com’u yeniden keşfediyorum, sağına soluna müdehale ediyor, ufak tefek eklemeler ve geliştirmeler yapıyorum. Hemen sağ ssütundaki arşiv menüsüne göz attım az önce… Bu menünün en hoşuma giden (ve en nefret ettiğim) yanı her …
Aslında bu mektup kızımıza geldi. Bu hafta sonu yapılan ilk veli toplantısında elimize geçti. Zaten ona hitaben başlıyor sonrasında onunla ilgili bize bilgiler vermeye dönüyor. (Mektubu -biraz kişisel haklar ve gizlilik ilkeleri ihlali olsa da- …
Hep güzel ve keyifli anılar yazacak değilim ya… Arada da nahoş ancak başka babalara (ve tabii ki annelere) uyarı olabilecek. Yerinde ve zamanında önlem alınmasını sağlayacak anılardan (ne kadar keyifsiz olsalar da) bahsetmek gerekir diye …
Evet elbette ki kendime kızıyorum, değil iki hafta, ilk haftanın sonunda yazmam gereken bir yazı olmalıydı bu, hatta belki de her günün sonunda. Öte yandan okulun ilk günü Z’yi okula bırakıp yarım gün o civarda …
Herkes gibi ben de periyodik olarak kendime sözler veririm. Bunlardan biri de, bir kısmınız biliyordur muhtemelen Babaolmak.com’a daha düzenli yazabilmektir. Dönem dönem becerebilsem de hayatın iplerinin elden kaçmasıyla ilk sekteye uğrayan da bu tip kişisel keyifler olur.






Büyük bir zevkle, kullanılan altyapı: