Kişisel


9,5 Ayın Ardından


Dünyanın en komik, en tatlı, en güzel, en çapkın, en deli oğlanı da 9,5 ayı geride bıraktı. (Daha ilk cümlenin sonunda klavyeyi ileri itip yaklaşık 3 dakika kendisini düşünüp gülümsedim; hatta hadi anlatayım, tam olarak da her yazdığım sıfatla ilgili bir an gelip geçti gözlerimin...

Sekiz Yaş Bitti


Klişenin herhalde en büyüğü, yılların nasıl geçtiğinin anlaşılamadığına dair sözler. Hani yaşlandıkça daha da sık kullanılan cinsten. Bakıyorum da benim de gittikçe daha fazla sarf ettiğim sözler. İçinde sadece şaşkınlık değil belki biraz hüzün biraz da belli belirsiz serzeniş barındıran sözler. Dikkat ediyorum, yeni çocuğu...

Blog Yazmak ya da Yaz(a)mamak


“Neden Blog Yaz(a)mıyorum?” diye atmıştım yazının başlığını en başta. Aslında sanırım “Neden blog yazıyor(d)um?” sorusunun cevabını kendime hatırlatmakla başlamam lazım. 1999-2000; bir internet şirketinde; tüm günümü (hatta geçeklerimi) internet başında geçirdiğim bir çalışma hayatında weblog kavramıyla tanışmış ve kendime blog(lar) açmıştım. [ fikirkutusu.com ile başlamış...

Bir (Normal) Doğum Hikayesi – 4


Ben bu sırada ne mi yapıyorum? Hala oldukça sakinim galiba. Daha doğrusu genel olarak seyretmekten başka da bir şey gelmiyor ki elimden. İki ebe Deniz’in iki yanında, birbirlerinin kollarını tutmuş karnından aşağı bastırıyorlar. Ben de her kasılmada Deniz’i omzundan, sırtından öne doğru kaldırıyorum arkadan destek...

Bir (Normal) Doğum Hikayesi – 3


1 Ekim 2014 Sabah kör karanlıkta aksiyon başlıyor. 7 sularında kahvaltıyla birlikte suni sancı serumu da bağlanıyor ve çok düşük bir doza ayarlanıyor. O sırada Deniztan çoktan normal doğumdan değil suni sancıdan korktuğunu itiraf etmiş. Ki aslında acı eşiğinin yüksekliğiyle övünüyor, fiziken gayet uygun normal...

Bir (Normal) Doğum Hikayesi – 2


Doğum konusunda eğitim almış olmak ve daha önce erken doğum riskiyle hastanede yatıp çıkmış olmanın getirdiği büyük avantajlar var. Öncelikle tüm süreçleri adım adım biliyorduk. Tüm riskleri, sınırları, neler yapılması gerektiğini, ne zamana kadar beklenebileceğini; korkup kormamak gerektiğini ve nerede ne yapılması gerektiğini. (Tüm bunlar...

Bir (Normal) Doğum Hikayesi – 1


Tam 18 gün olmuş. Aslına bakarsanız hiç de o kadar geçmiş gibi değil. Ama Z’ye bakıyorum da; nerdeyse 7,5 yıl geçmiş; aynı şekilde, hiç de o kadar geçmiş gibi değil. Gelelim en başa. Çok da zor bir hamilelik değildi. (Bana kalırsa elbette) Bir miktar hamilelik...

Birinci Hafta Kontrolü


Hani rüzgar gibi geçti derler ya. Aynen öyle oldu. Bir hafta tam anlamıyla rüzgar gibi geçti. Aslına bakarsak bir haftanın ilk günü zaten hastanedeydik; sonrasında da beş günlük bayram tatili olması tek kelimeyle şahane oldu. hep birlikte ev hayatına ve bebekli bir rutine alışmak; gelen...

Spontan Bir Mektup


Kuşum; Dünden beri açıp açıp kardeşinle fotoğrafınıza bakıyorum. Senin banyodan çıkmış, omzunda havluyla oturduğun, kardeşinin de senin kucağında uyuduğu fotoğraf. Son bir haftadır, her fotoğrafın(ız)a uzun uzun dikkatle bakıyorum. Öyle mutlu görünüyorsun ki güç veriyor bu bana. Yine de uzun uzun fotoğraftaki gözlerine bakıyorum. Acaba...

İki Mektup


Önce sana… İçerdekine… Oğluma… Saatler içinde dünyaya merhaba deyip, kendi başına nefes almaya başlayacak olan oğluma… Hem tezcanlı, hem inatçı, haftalardır erkenden gelmeye çalışırken, hadi deyince de gelmeyen, güzel oğluma. Bir Deniz’in oğlu; daha şimdiden pek çok şeyle; hayatla ve mucizelerin gücüyle beni barıştıran Barış’ıma…...

Baştan Baba Olmak


Aşağıdaki yazıyı 24 Mart 2014’te yazmışım. İkinci defa baba olmakla ilgili yazdığım ilk yazı denebilir. Kendime ya da birine değil de bir dergide yayımlanmak için yazmıştım, olabilemedi teknik sorunlardan, bir süre sonra da zamanı geldiğinde babaolmak.com’da yayınlarım diye saklamıştım. Şimdi sanırım tam zamanı. 6,5 ay...

Yeniden Başlamak


Haftalar, aylardır yazmıyorum Babaolmak.com’a. Ama bu hiç yazmadığım anlamı gelmesin. Yazıyorum bir şeyler. Bir kısmını birilerine özel, bir kısmını ise zamanı geldiğinde yayımlamak üzere. Zamanı geldi. Yeniden baba oldum. Bu sefer bir öncekinden biraz daha farklı (tamam itiraf ediyorum, çok farklı) bir şekilde geçirdim bekleme...

Katılımcı Babalık Diye Bir Şey Varmış


Ben kendime “baba” diyordum. (Üstelik de son dönemde çevremdeki babalar baktığımda da oldukça sıradan ve ortalama bir baba) (Tamam o kadar da değil) ama meğerse bize “baba” değil “katılımcı baba” deniyormuş. Biz gazete haberi için sorular cevaplarken öğrendim bunu…

Broca Sokağı Hikayeleri


Uzun zamandır yazacağım… Çok uzun zamandır… Doğru zamanı; bir kaç şeyin bir araya gelmesini bekliyordum ama daha fazla beklemeyeyim dedim. Ki zaten bu arada sağır sultan da duydu esasen… Çocuk Kitapçıcı: Kipitap.com‘la çıktığımız yolda yaz aylarında bir hayali gerçekleştirdik ve “Kipitap Yayınları” ilk kitaplarını çıkardı…

Çocukluk Anıları Deyince


En çok merak ettiğim şeylerden biri; Z’nin çocukluk anılarından hangilerini hatırlayacağı. Bizim küçüklüklerimize nazaran artık çok daha büyük bir görsel hafıza gerçeği var teknolojik olarak. Dijital fotoğraf makineleri, video kameralar, internetler, bloglar, instagramlar derken zaten çok fazla şey sürekli kayıt altında ve belli bir yaştan...