Arşiv Kategorisi: Siteler
Internet ve yayıncılık alanında çalışan her insan evladı bir gün anne ya da baba olduğunda (hatta daha olmadan, olmaya hazırlanırken) anne babalara ve elbette çocuklara yönelik projeler yumurtlamaya başlar. Pek çok anne ya da baba …
Bir süredir Facebook’ta takip ettiği bir arkadaşım vasıtaıyla öğrendim yeni açılmak üzere olan bu blogu… İlk duyurmaya başladıklarında “yakında” diyordu sayfalarında… Bir iki gün içinde de başladı yayına…
Bir arkadaşım yakın zamanda yolladı bu linki. Kesinlikle şahane bir fikir.Çocuğunuzun resmini yaptığı objeyi; ev olur, hayvan, insan ya da herhangi bir hayali yaratık oalbilir ya da belki bir araba…Resmi temel alarak oyuncak olarak yaratıp …
Yeni yayın döneminin başlamasıyla (o da neyse) Babaolmak.com’da da daha istikrarlı bir yayın politikasıyla karşılaşacaksınız. (Hep vaad hep vaad) Kendi kendime koyduğum hedefler ışığında Eylül Ayı’nda dengeli bir dağılımla her zamankinden çok daha fazla yazı okumanız söz konusu olacak.
Kızımızın iki ayrı evi oluşuyla ilgili çok fazla şey yazmadım buraya ancak dönüp baktığımda’ benzer durumda olan pek çok ebeveyne (ki tahmin edilebileceğinden çok daha yüksek olduğunu biliyorum bu sayının) inanılmaz ışık tutacak bir süreçten geçtiğimiz, bu tecrübenin paylaşılmasının önemi elbette ki yadsınamaz.
Geçtiğimiz bir ay içinde üç kere ulusal basına çıktı baba blogları… (En azından Babaolmak.com için öyle oldu) Her seferinde muhabşir arkadaşlar Babaolmak.com’u gördükten veya öğrendikten sonra beni aradılar ve “başka baba blogları var mı?” diye sordular. Ben de her seferinde aynı üç arkadaşımın ismini verdim: En eskiden beri bildiğim Mahmut Özdil var – Ali Babası e 40 Haramiler; Cesur Doruk var – Bir adam ve bşir bebek; en yakın zamanda tanıdığım bOrga Engin ve Babalara Balon. Süreklilik ve tutarlığıyla kendini göztermiş başka da Türkçe baba bloğu bilmiyorum işte arkadaş…
Babaolmak.com sayesinde bir çok insan tanıdım. Neredeyse hepsi de arkadaşım oldu, kimiyle sohbet ettiğimiz, kşimiyle gidip içtiğimiz, kimiyle sık sık görüştüğümüz oluyor. Bir kısmıyla ana okulu kurduk düşünsenize… Babaolmak.com sayesinde tanıdığım ve kırk yılın başında …
Çocuk sahibi olmanın yaptığınızın işi gücü etkilediği, ya da işe güve bakış açınızı değiştirdiği, iş güç konusuna tamamen çocuk odaklı balmaya başlamanıza sebep olduğu kesin.
Çocuk sahibi olduktan sonra çocuklarla ilgili ihtiyaçları daha net gözlemlediğiniz, kendi ihtiyaçlarınızı daha net oalrak bildiğiniz için olsa gerek birazcık girişimci ruha sahipseniz bu boşlukları doldurmak için harekete geçiyorsunuz.
Şöyle bir bakıyorum da ne zamandır blog tanıtmamışım… Tanıttıklarım da malum hem anne blogları ya da çocuk temalı bloglar… Kişisel blog tanıtmayı atlamışım uzun zamandır. Ki bu aralar yeni yeni takip ettiğim üç dört tane güzel blog var… Bir yerinden başlasam da tanıtsam derken; çok çok şahane bir yazıyla başlayabileceğimi gördüm…
En baştan uyarayım, yazıyı okurken fonda Sting’den “An Englishman in New York” çalıyor olması ısrarla tavsiye edilir. (Hatta aslında başlık olacaktı ama, hadi dedim, başlığı gereğinden fazla uzun tutma)
Evet, Babaolmak.com’da yeterli miktarda yazıyormuşum gibi başka …
Z’nin ilk arkadaşlarından (ki üstelik online ortamda tanışmıştık kendileriyle) Toprak’ın artık gerçek bir kızkardeşi var: Melisa! Bizden biraz uzaktalar… Yeşil bir kart bulduklarından beri kendilerini göremiyor olsak da, Melisa’ya hoş geldin deme fısatını kaçırmıyoruz.
Bu siteden şimdi haberim oldu. Bir arkadaşımın Gtalk’taki “status” mesajından hem de… Ki huyum değildir pek tıklamam, ama arkadaşımın da huyu değildir “halet-i ruhiye mesajlarına” pek link koymaz; öyle olunca dur bi tıklayayım bakayım dedim.
Babalara Balon‘u (ki sonunda nokta kom yok, yanlış olmasın, ben bile her seferinde tongaya düşüyorum; “.biz“), Gazetede Evrim Sümer’in “Anne Olmak” köşesinde görmüs ve heyecanla tıklayıvermiştim. Ki köşe yazısına göre oldukça eski bir baba blogu oldugunu sanarak sevinmiştim de ama geçmisi 3-4 aya (Şubat 2011 diyeyim temiz olsun) dayanıyor.






Büyük bir zevkle, kullanılan altyapı: