Home » Kişisel

Kısacık Bir Mektup

Kızım, Kuzum…
Dört köşe ettin beni bugün… Birşey yaptın ki, ilk kez; oturduğum yerde bulutların üzerine çıkardın beni, inanılmaz 2-3 dakika yaşattın… Bana ne yaptığına dair hiçbir fikrin yok; 10,5 aylıksın daha, bebeklikten çocukluğa geçmekte, yeni yeni kendini ifade eder olmaktasın, ne istediğini işaret etmekte, sinirlendiğinde veya mutlu olduğunda çok net belli etmektesin…

Kısa bir süreliğine öğlen eve uğradım bugün, iş yerinden arkadaşlarımla eve yakın bir yerdeki bir toplantıdan karşıya ofise dönmeden önce. Uyuyordun, üşenmedik bekledik. Gece iyi uyuyamamış, sabah mutsuz ve huysuz uyanmıştın. Yeni dişler gelmekte… Keyifsizsin… Uykudan da keyifsiz uyandın ama yine de evdeki kalabalık ilgini çekti, geldin yanımıza… Kimsenin kucağına gitmek üzere olmadın, benim kucağımda durdun. Kucağımda oturup arkadaşlarıma baksan da kalkmak üzere olmadığın gibi bir ara dönüp başını göğsüme yasladın (ilk kez) ve uzunca bir süre, gözlerin açık göğsümde yattın… Farkında olmadan, belki de ilk doğduğun anki kadar heyecanlandırdın babanı; nefes alamaz oldu… Senin aldığın her nefesi tüm vücudunda hissederken 2-3 dakika boyunca senin sakince yatışının tadını çıkarttı…

Keyifsiz olduğun bir anda bu kadar kendini rahat hissetmen, bu rahatı babanın göğsünde hissediyor olman dört köşe etti babanı; hiç bitmesin istedi o bir iki dakika… (O iki dakika için sayfalar doldurabilir)

Kendini her keyifsiz (veya keyifli) hissettiğinde orada olabilmek için çırpınacak baban, ona her ihtiyaç duyduğunda orada olacak ve hatta o kadar ileri gidecek ki; bugünki o iki dakika gibi anlara “yaşamın anlamı” diyecek…

Kuzum, kızım… Baban hep ihtiyaç duyduğunda, başını yaslamak istediğinde orada olacak…

Paylaşın:
  • Twitter
  • Facebook
  • email
  • FriendFeed
  • Print
  • Digg
  • del.icio.us
  • Google Bookmarks
  • Live
  • LinkedIn
  • StumbleUpon
  • Mixx
  • RSS
  • Posterous
  • PDF

İlgili Yazılar:

  1. Miniğime Bir Mektup
  2. 1,5 Aylık Bir Mektup

This website uses IntenseDebate comments, but they are not currently loaded because either your browser doesn't support JavaScript, or they didn't load fast enough.

3 Comments »

  • Pratik Anne said:

    Cok guzel tarif etmissiniz. Ben de o nefessiz birakan heyecani oglum ilk boynuma kollari ile sarildiginda yasamistim. Daha ufacikti. Simdi kizim da arada sanki bilerek kolunu boynuma dolayip kafasini gogsume koyuyor, o zaman da sanki ilk ask, ilk opucuk heyecani gibi ayaklarim yerden kesiliyor :)

  • Aysema said:

    Bebeğimin bebeği olacak.
    ֖yle çabuk büyüyorlar ki… Her geçen zaman mutluluklarımıza mutluluk ekliyor. Dilerim o günleri de görürsünüz…

  • Cenk Sezgin said:

    Merhaba,
    3 aylık bir baba olarak, yazdıklarınızı okuduğumda gözlerimden yaşlar süzüldü yanaklarıma. Arkadaşlarım bana soruyor ” Baba olmak nasıl bir duygu?”
    Bunu anlatacak kelime olduğunu hiç zannetmiyorum. Her sabah birlikte gazete,ekmek almaya giderken gözlerimin içine bakarak bana gülümsemesi ve bir süre sonra uykuya daldığında bana hissettirdiği içimdeki ılıklık ve bu ılıklığın bana verdiği huzur. Dünya’da ne olduğu önemli değil ben onun yanındayken,o benimleyken. Biliyorum daha çok yeniyim, göreceğim öğreneceğim çok şey var ama korkmuyorum o benim gözlerimin içine hep böyle baksın yeter..

Leave your response!

Add your comment below, or trackback from your own site. You can also subscribe to these comments via RSS.

Be nice. Keep it clean. Stay on topic. No spam.

You can use these tags:
<a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <strike> <strong>

This is a Gravatar-enabled weblog. To get your own globally-recognized-avatar, please register at Gravatar.