Articles tagged with: baba olmak
Bir yerinden başlamak lazım değil mi? İğneye de çuvaldıza da…
Gerek kendim gerek Babaolmak.com gerekse Z. için pek çok dileğim var aslında her yeni yılın başında olduğu gibi…
Babaolmak.com konseptiyle en bi alakalıları sıralamaya kalkarsam şöyle bir …
Hani uzun zamandır Z’nin incilerinden yazmıyorum ya… Son zamanlarda en etkilendiklerimden birini her ne kadar çok fazla kişisel olsa da kayıt altına almak adına bir hafta gecikmeyle de olsa yazayım… Aslında bunları hep uzun kamp yazımı yazmayı ötelemek adına yazıyorum…
Ama ama bunu ben yapacaktım. Uzun vade hayallerim arasında bir gün Babaolmak.com yazılarımı derleyerek bir kitap ortaya çıkarmak varken geçenlerde bir arkadaşımın hediye ettiği kitapla kısa sureli bir hayalkırıklığı yaşadım.
Arkadaşım Serdar Kuzuloğlu’nun blogunda okuduğum aşağıdaki yazıyı paylaşmamın bi’ sebebi, benim kafamda defalarca yazdığım satırların gerçekten yazıya dökülmüş halini yansıtması. (Ki ben yazmış olsam emin olun çok daha uzun ve ağdalı olurdu muhtemelen – O …
Aslında babalar günü için bir çok dosya fikrim vardı. Ve bu onlardan biri değildi. Bu sadece kendim için oluşturmayı planladığım bir derlemeydi. Aklıma gelen iki derlemeden kendim için olanıydı. Babaolmak.com’un dört yılı aşkın geçmişi içinde en hoşuma giden, en özel bulduğum yazıları derleyeyim demiştim.
Parents dergisinin Haziran 2011 sayısında “Babalık Depresyonu” konulu bir yazı ve konuyla ilgili farklı babaların görüşlerini bulabilirsiniz. O ki, söz konusu babalardan biri de benim. Yazının ve görüşlerin tamamını okumak için gidip dergiyi satın almanız …
Teori de entresan, yaşam da bana kalırsa… Bu ilk 5 yılın nerdeyse dördünü geri bırakmış bir baba olarak şöyle bir durup düşündüğümde nerdeyse hiç “Ben ne olacağım?” dememişim. Ama öte yandan zaman zaman ister istemez “eküri” durumunun önünde şapka çıkarttığım da olmuş…
Elbette ki yine bir çok yazıyı yazamamış olarak bitiyor sene. Vari dedim (son anda) geleneksel kırmızı şapkalı fotoğraf çekimimizi yapalım ve bir yılbaşı kartı hazırlayalım. Bu sabah, servise yetişme telaşıyla koştururken araya bir de fotoğraf …
Her gün aldığımız iki gazeteden biri olan Radikal’in yenilenmesi (ki benim çok hoşuma gitti) ile birlikte hafta sonları Çınar Oskay’ı okumaya başladım. Burada da zaman zaman paylaşmak üzere yazılarını bir kenarda linkliyor, ayırıyor olsam da …
Aslında baba-kız tatili demek doğru olmaz, çünkü yalnız değiliz, ama olsun, sanırım fikir olarak çok hoşuma gittiğinden, ben soranlara baba-kız tatile çıktık diyorum. ;)
Dedim ya başlıkta… Bana her gün babalar günü… Kızım olduğundan beri her gün babalar günü. Her gün babayım, her gün kızımın babasıyım, her an… Dolayısıyla öyle yılda bir güne sıkıştırmaya gerek yok… Ticarete dökmeye de… En büyük hediyem zaten o; daha ötesi yok…
Geçtiğimiz günlerden birinde eve mevsimin ilk eriğinin alınmasıyla birlikte bir şeyi bir kere daha fark ettim: Baba Olmak!
(Taraf; Istanbul; 11.04.2010)
Doğuştan iki kolu olmayan oğlunun yanından bir gün bile ayrılmayan Kahramanmaraşlı Mustafa Eroğlu için yaşam sadece bu. Londra’da yapılacak Olimpiyatlara hazırlanan Beytullah ise rekor kırmak istiyor.
Kahramanmaraş’ta yaşayan Mustafa Eroğlu’nun iki kolu …






Büyük bir zevkle, kullanılan altyapı: