Anekdot

Hani uzun zamandır Z’nin incilerinden yazmıyorum ya… Son zamanlarda en etkilendiklerimden birini her ne kadar çok fazla kişisel olsa da kayıt altına almak adına bir hafta gecikmeyle de olsa yazayım… Aslında bunları hep uzun kamp yazımı yazmayı ötelemek adına yazıyorum…

Dedim ya, geçen hafta -ilk kez- baba kız başbaşa bir gece konaklamalı kamp yaptık. Kamp diyorum ama çadır kampı değil, vosvosumuzla yapıyoruz bu tip kamplarımızı. Oldukça konforlu oluyor esasen, sadece “Turuncu”da konakladığımızdan değil, Turuncu’yu da aslında oldukça donanımlı ve konforlu bir kamp alanında park ettiğimizden… (“Turuncu” bir “camper” bu arada… ‘79 model bir Volkswagen Type 2 Westfalia Kombi – Kısaca “camper” ya da “kombi” diye de biliniyor) (Amma uzattım, konuya girmekten de kaçınıyor olabilirim)

Gittiğimiz mekan neredeyse ıssız denecek kadar boştu dolayısıyla her köşe bucağında çok rahatlıkla ve neredeyse yalnız başımıza vakit geçirdik Z’ile… Bir ara denize karşı büyük bir salıncak’ta oturmuş sallanıyorduk… Biraz sohbet biraz oyun derken ben tüm kamp maceramızı fotograflayabilmek için telefonla fotograflar cekiyordum… Bir ara Z, salıncakta yanımda oturduğu yerden kalkıp karşımda bir tabureye oturuncu bunu fırsat bilip arkasında karadeniz dalgalarının dövdüğü kumsalla birlikte bir fotografını cekiverdim:

Tam su anda 11.09.2011-17:34, koca bir salincakta denizi seyrederek sohbet ediyoruz...

Z: Beni mi çektin?
B: Evet…
Z: Neden?
B: Çünkü sen, çok hızlı büyüyorsun, her gün biraz daha büyüyorsun ve bu hallerini hiç unutmamak ve ilerde açıp bakmak için bol bol fotograf çekiyorum ben de…
Z: Ama ben büyüyünce de, anne olunca da hep senin yanına gelirim ki tek başıma…
(sessizlik)
Z: N’oldu?
B: Bir şey yok babacım…
Z: Yüzün neden öyle?
(sessizlik)
Z: Yüzün neden öyle oldu? Üzgün müsün?
(sessizlik)
B: Üzgün değilim babacım…
Z: Ama yanaklarında gözyaşları var…
(sessizlik)
B: Olsun, üzgün değilim…
Z: Oyun oynayalım mı? Bekçi baba geliyor kaç’ı oynayalım hadi…
B: Hadi oynayalım…

0 Comments

  1. ahh perişan oldum…çok güzel! :)
    (bu arada sona gülen surat mı üzgün surat mı yapsam bilemedim!)

  2. K.Özgür GÜLKOKAN

    19 Eyl 2011 at 09:56

    Maşallah ne kadar da büyümüş Z. Allah hep bir arada babalı kızlı eğlenceli, neşeli anları yaşatsın sağlıkla. Böyle anları yaşamak, (sessizlik) bölümünün çığlığını duymak ve ne kadar uzun sürdüğüne şahit olmak acıtıyor gerçekten. Ama biliyoruz ki, bu gürültülerin hepsi sadece sadece "O"nun için kopuyor. Yanaktaki gözyaşlarının aynısı benim yanaklarımda da hissettirdi kendini. Hemen hemen aynı noktada "tek ayak" üstünde durduğumuzdan mıdır nedir…
    Bir arada olup, böyle bir fotoğraf çekecek kadar yakınında olmak bile yeter çoğu zaman.. :)

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

© 2020 Baba Olmak

Theme by Anders NorenUp ↑