Articles tagged with: inciler
Uzun zamandır Z’nin incilerini paylaşmıyorum. Aslında paylaşamıyorum demek daha doğru sanırım… Her şeyden önce Z, inanılmaz bir Türkçe’yle konuşuyor ve çok fazla hata yapmıyor. Anlatım konusunda yeni denemeleri oldukça başarılı… (Geçenlerde çok başarılı şekilde “maalesef” …
Çocuklarla baş etmek ya da daha doğru tabirle çocukları anlamak için akılda tutulması gereken ilk – belki de tek şey – bu cümleyi tekrar etmek sanırım: Her şeyin bir sebebi var.
Ne zamandır Z.nin sözlerini paylaşamıyorum. Çünkü artık birer kelime ya da cümle değil oldukça uzun diyaloglar halinde akıp gidiyor inciler. Bir yere yazma fırsatı olamadığı gibi kısa süre içinde de üzerine yenileri geliyor, eskiler uçuveriyor…
Ben daha Şile’de yaptığımız kampın yazısını yazamadan (ki kamptaki ufak diyaloğumuzu yazmıştım) bu hafta sonu da İzmit’e Menekşe Yaylası’na gittik kamp için… Hem de 25 çadırlı, yaklaşık 80 kişilik organize bir hafta sonu kampına… Bu yazı da yine kamp yazısı değil ama geçen seferki gibi bir diyalog; Z’den inciler yazısı. Üstelik de benim olmadığım bir ortamda yaşanan bana şahit olan arkadaşımın aktardığı iki minik diyalog…
Hani uzun zamandır Z’nin incilerinden yazmıyorum ya… Son zamanlarda en etkilendiklerimden birini her ne kadar çok fazla kişisel olsa da kayıt altına almak adına bir hafta gecikmeyle de olsa yazayım… Aslında bunları hep uzun kamp yazımı yazmayı ötelemek adına yazıyorum…
Detaylarını sonra yazacak olmakla birlikte geçen hafta baba-kız tatildeydik. Bir akşam üstü 3-4 kişi bir vosvos içinde kumsaldan eve dönerken arkada oturan Z’den şöyle bir cümle duydum:
Aslında baba-kız tatili demek doğru olmaz, çünkü yalnız değiliz, ama olsun, sanırım fikir olarak çok hoşuma gittiğinden, ben soranlara baba-kız tatile çıktık diyorum. ;)
Travis Bickle ismi yabacı gelebilir. Bir film karakteridir kendisi; 1976 yapımı Taxi Driver filminde Robert De Niro’nun canlandırdığı Vietnam gazisi bir taksi sürücüsü. Filmin en meşhur sahnelerinden biri Travis Bickle’ın elindeki tabancayla ayna karşısında prova yaparak “Bana mı diyorsun?” diye aynadaki aksine diklendiği sahnedir. Bunun bizle ne alakası mı var… Hikayenin başına dönelim…
Mümkün olabilse de BBG evleri gibi, kızımızın her anını kayıt altına alabiliyor olsak. Belki kişisel dünyasına büyük bir tecavüz olur ama özellikle 3-4 yaşlarında kurduğu cümleler, yürüttüğü akıl, kelime seçimleri ileriye yönelik inanılmaz malzeme sağlar…
Bir restoran; Z. yemeğini bitirmiş her kesin tabağından otlanmaya geçmiş; teyzesinin tabağındaki domateslere sarkmaya başlayınca teyzesi domatesin mevsimi olmadığından “Z’cim yeme domatesleri” deyince hepimizin günde yüzlerce kez duyduğu soru gelir:”Neden?” Bunun üzerine de şu açıklama yapılır: “Dandik çünkü o domatesler, güzel değiller; gel ben sana roka vereyim…”
Ortam: Evin mutfağı, anne ve baba sofrayı hazırlıyor, Z., ortalıkta dolanıyor. Baba, herkese ayrı turşı çıkartıyor… Kendisine acı, anneye normal, Z’ye de çocuk turşusu (evet böyle bir şey var; tuzsuz minik kornişon turşu) Baba, bir …
Uzun zamandır yazmak istediğim bir derleme aslında bu… Üstelik yazmayı erteledikçe Z’nin incilerden maalesef unutulanlar oluyor… Â Annemiz ufacık bir defter tutuyor incileri not etmek için, ben de aklıma ilk gelenler, son zamanlarda bizzat duyduklarımdan bazı …






Büyük bir zevkle, kullanılan altyapı: