Aylık Durum Raporu

Dört haftadan çok oldu… Bu dört haftayı bir anda özetlemek zor ancak denemeye değer. Çok derli toplu olmasının mümkün olmadığı bu özeti, en kolay akla gelenleri maddeleyerek becereceğim herhalde…

– Farkındasınızdır, eskisi kadar sık yazamıyorum, Zeynep’le kanlı canlı uğraşmayı buraya yazmaya tercih ettiğim zamanlar oluyor.
– Kızımız artık düzenli olarak kilo alıyor; kolları bacakları dolu dolu olmaya başladı. Popodan da belli oluyor derinin altındaki yağ dokularının oluştuğu. Yanaklar da biraz şişti.
– Çok net göremese de çok dikkatli seyrediyor yüzünüzü üstelik nerdeyse ikinci haftadan beridir de yüzünüzü takip ediyor. Tek sorun gözleri değil, kafanızın sınırlarını takip ediyor. Bu da siluet olarak gördüğünün en somut işareti.
– Gittikçe daha gazlı bir kişi oluyor. Öğrendiğimiz en önemli şeylerden biri, gazın hemen karnı doyduktan sonra çıkarılması gerektiği sonra çok zor oluyor, hatta çıkmıyor. En temizi her yemek/süt seansından sonra mutlaka sabırla geğirttirene kadar sırta masaj veya “tıp tıp” yapmak. (Bu sırada yere 90 derecelik açıyla tutmakta fayda var) (Dik tutunuz yani)
– Bir çok kaynakta da bulunan (yakın zamanda linkleri daha detaylı vereceğim) bir “kolik” mevzuu var. Kolik, veledinizin her gün belli saatlerde sebepsiz yere kendini yırtması. Ağlamadan ziyade, bağırma, çığırtma, böğürme olarak tanımlanabilir. Dışardan duyulduğunda bacağını veya kolunu koparttığınız sanılabilir. Oysa ki çok somut bir sebebi ve maalesef çözümü yok. 3. Hafta gibi başlayıp 3. aya kadar sürüyormuş. Kızımız şimdilik kolik değil ama zaman zaman kendini kolik sandığı oluyor. (Bana kalırsa şimdilik sadece süt-kolik kendisi)
– Banyo her zaman rahatlatıyor ve mışıl mışıl uyumasına yol açıyor ancak inat edip de uyumayacağım diye direttiğinde de yolu yok.
– Son bir hafta on gündür uyanık kaldığı süre artttı. Uyanık durum inanılmaz bir ciddiyetle yüzünüzü dakikalarca inceliyor. (Bu bende şapşal bir sevince sebep olsa da aynı ilgili ve ciddi incelemeyi yatırdığınız yerde koltuğun kumaşına veya yatağının parmaklarına da yapıyor…)
Nipple Confusion denen Meme – Biberon Karmaşası’nı yaşamadı kendisi, bunda ilk bir ya hiç biberon vermemenin, illa gerektiğinde anne sütünü kaşıkla vermemizin etkisi var. Gecenlerde ilk kez biberonla az miktarda süt içti, ardından aynı tempoyla sütü orijinal kaynağından içmeye devam etti.
– Gaz konusunda doktorumuz ve doktor arkadaşlarımız ilaç önermediler şimdilik, idare edebildiğimiz kadar etmeye kararlı olsak da tecrübeli arkadaşlarımız “durduğunuz kabahat” tavırlarını sürdürüyorlar. Zamanı geldiğinde bitkisel içerikli gaz ilaçları kurtarıcı olabilir. (Göreceğiz)
– Ara ara gülümser gibi yapıyor bizim süt-kolik…
– Araba yolculuklarını genel olarak sevmekle beraber demin de dediğim gibi uyumamak konusunda inat etiğinde arabada da uyumuyor kendileri…
– Kaynağından süt tedarik ederken doysa bile memeyi bırakmak işine gelmediğinden kendince bir çözüm buldu, içebildiği kadar içip overdoz oluyor, daha sonra gazla beraber fazla sütü de çıkarıp öyle uyuyor.
– Devamı mı? Yakında… ;)

0 Comments

  1. Merhaba..
    Bizde başlarda gaz ilacı vermek konusunda sabit fikirliydik ama bebeğe boşuna sıkıntı çektirmekten başka birşey değilmiş.. sonunda inadımızı kırıp verdik ve oğlum ve biz inanılmaz rahat ettik ..sonuçta bitkisel ilaçlar biz önce SAB Simplex daha sonra Nurse Harvey’s kullandık.. ama tabanlarına ve karnına ( saat yönünde elinizle bastırarak) elma yağı ile masaj yapmak iyi geliyor.. ya da milupğa nın bitki çaylarından günde 15cc öneriyor doktorlar.. rezene çayı son olarak anne rezene çayı içerse sütünden bebeğe geçiyor o da bebeği rahatlatıyor.. ama poşet değil aktardan alacağınız rezeneyi 3-4 dk kaynar suda tutma yöntemi ile yapacağınız rezene çayı ..
    Kolay gelsin :))

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

© 2020 Baba Olmak

Theme by Anders NorenUp ↑