Bir Velinin Günlüğü – Okul Tanışma Günü

Yaz aylarının başından beri yazmak istediğim bir konu bu: “Veli Olmak” Alan adını almadım elbette; daha önce bu tip durumlar için ayrı alan adları alıp da ayrı bloglar açmayı denemişliğim var. Oysa ben daha tek blogu anca idare ediyorum deyip, bunu da bir babaolmak.com bölümü olarak hayata geçireyim dedim.

Aslında üç yıldır veliyim. Z; okul öncesi eğitimindeyken de Küçük Kara Balık Çocuk Evi maceramızı zaman zaman yazdım. Ama o zaman durum biraz daha farklıydı. Hem veliydik, hem de pek çok arkadaşımızla birlikte okul kurucusu…

Şimdiki durum oldukça lüks. Bildiğin, herkes gibi veli olduk. Okulun ayakta kalması, gelişmesi, çalışanları, aşçısı gibi dertlerimiz yok ve muhtemelen de olmayacak.

Yazılacaklar listemde aslında okul seçimi; okullara sorulacak sorular; önerilen okullar gibi başlıklar var. Onları da zaman zaman yazacağım. Ama ilk olarak yazacağım şey, “Tanışma Günü” macerası… Tanışma günümüz geçen haftaydı; bir haftadır vakit buldukça parça parça yazıyorum bu yazıyı. Yarın okul açılacak hala tamamlayamadım. “Okulun İlk Günü” yazısını yazabilmek için de bunu bir an önce tamamlamam lazım…

Okul gezmeler, görüşmeler ve okul seçimi konusuna ayrıca geleceğim dediğim gibi. O kısmı ileri sardığımızda vardığımız nokta “Özel Sezin Okulu” oldu. Z, bir aksilik, değişiklik olmazsa ilköğretim yıllarını, şu an için sekiz sene gibi görünüyor, Çekmeköy’de Sezin Okulu sıralarında geçirecek. Yeri gelmişken belirtmiş olayım, devlet okulu mu özel okul mu ayrımında ibre özel okula doğru biraz daha yaklaştığından beri ilk tercihimiz ve isteğimiz Sezin’di.

Uzatmayayım; geçtiğimiz Perşembe “Tanışma Günü” vardı okulda. Z sınıf arkadaşları ve öğretmeniyle tanışacaktı. Tabii ki biz de. Okul ve okul düzeni hakkında bilgi alacaktık. Hatta planımız aynı gün kıyafetlerini, kitaplarını vb. de alıp tüm ihtiyaçları tamamlamış olarak günü bitirmekti. (Okul açılışı ise bir hafta sonra, yani bu hafta perşembe olacak)

z_okul_formaİlk olarak kıyafet işini hallettik. Okulun hemen karşısındaki bir mağazada pek çok benzerlerimizle birlikte doğru beden için kıyafetler denedi Z. minyatür eteği, gömleği, boyunbağı, polo tişörtleri, süveteri filan oldu. Tören günlerine özel daha ciddi kıyafetleri ve sıradan okul günlerine yönelik daha rahat kıyafetleri oldu yani. Kıyafet alımı esnasında en büyük soru işareti tören konusu oldu… “Ne töreni?” “Neden tören?” “Törende neden farklı giyinecekmişiz ki?” gibi sorular sorup durdu.

Kıyafet konusunda en güzeli sanırım, başka okulları bilmiyor olsam da, farklı renk üst alternatifleri ve etek, pantolon ve bermuda şort alternatiflerinden istediklerini kombin yapabilecek olması.

El kadar kıyafetlere verilen paralar ve bu alanın ister istemez bir tekel oluşuyla ilgili bir şey yazmama gerek yok. Çözümü var mıdır bilemiyorum. ☺

Kıyafet konusunda söyleyeceğim en önemli şey, sanırım, Z giyinip de bana döndüğündeki yaşadığım heyecandır. Hiç beklemediğim kadar heyecanlandım açıkçası. Sanırım “forma heyecanı” diye bir şey var. Bir de sanırım Z birinden “ilkokulda ciddi olunur” gibi bir şey duymuş. Okul kıyafetleriyle poz verirken inanılmaz ciddi ve hazır ol’daydı. Fotoğraflarına her baktığımda gülüyorum bu yüzden.

Zamanı geldiğinde okula giderken biz de en az Z kadar heyecanlıydık sanırım. Ama farkımız onun yerinde duramıyor oluşu ve biraz önden koşturuyor oluşuydu.

Okula girdiğimizde bir masada Z’nim yaka kartı hazırdı. Üstelik masada bekleyen kişiler daha kapıdan girince tanıyıp ismiyle hitap ediyordu çocuklara. Hemen ardından sınıfının bulduk ve sınıf öğretmeniyle tanıştık. Sınıfı önü bize benzeyen heyecanlı üçlülerle doluydu.

Kalabalık artınca sınıfa doluştuk ve bir beden öğretmeni çocukları peşine takıp dışarıya oyunlar oynayacakları yere götürünce biz de diğer öğretmenlerle tanışma aktivitesine başladık. Okulun, sınıfın genel akışı ve işleyişiyle ilgili bilgiler aldık. Ama asıl detaylı bilgileri ilk veli toplantısında iki hafta sonra alacakmışız.

Okulla ve işleyişiyle ilgili çok detay anlatmayacağım. Toplantı sürerken Z’nin annesine sınıftaki bize benzer velileri gösterip “iyi bak; önümüzdeki seneler boyunca pek çok sıkıcı doğum gününde bir araya geleceğiz” dedim. (İlkokul macerasına geçen sene başlamış arkadaşlardan biliyorum ki neredeyse her hafta sonu birilerinin doğum günü oluyor ve ister istemez katılıyorsun. Öyle ki, bir sure sonra sanırım sosyalleştiğin tek alan çocuğunun okul arkadaşlarının velileri oluyor.

Günün beni en eğlendiren olayı, toplantının sonunda velilerden birinin hepimize oğlunun doğum günü davetiyesini dağıtmış olmasıydı. (Gerçekten de oldu)

Toplantıdan sonra okulun bahçesinde bir şeyler atıştırıldı, çocuklar biraz kaynaştı, okuldan yönetici ve öğretmenlere sorular soruldu: “Kırtasiye malzemelerini nerden alalım” vb vb… Ve bir sure sonra kalabalık azalırken okulun içeri girip Türkçe ve İngilizce kitapları aldık. Etiket fiyatlarına göre indirimli satılıyor olsalar da set halinde satıldıkları için içeriğini bilmediğimizden evde olan bir takım kitapları yeniden satın aldık. (Olacak o kadar) Çocuk kitapçılığı yapan ve yayınevleriyle bağlantısı olan bir veli olmama rağmen kitapları dışardan toplamaya çabalamanın biraz daha indirime sebep olacağını görsem de kaybedilecek ve uğraşılacak vaktin karşılığı olup olmayacağını düşündüğümde kitapları okuldan alıp çıktık. (Öyle ya; daha hepsi kaplanacak ve etiketlenecek)

z_forma_2_3

Bu konuda okulun İngilizce öğretmeni (aynı zamanda veli) yıl boyunca hem bizim, hem çocukların hem de öğretmenlerin hayatını kolaylaştıracak ipuçları verdi bize koşarak:

– Kalemlerin arkasına minik isim etiketleri yazılıp üzerine selobant geçilecek ki çıkmasın. Tüm kalemlere, boyalar dahil yapılması tercih sebebi. Silgiler; çöp hazneli kalemtıraşlar dahil yapılacak bu. Bu yaştaki çocuklar için malzemelerinin çok kıymetli olduğu ve kaybolan malzemelerin büyük krizlere yol açabildiğini duyduk.

– Kitaplar defterler şeffaf kaplanacak. Bu yaşta çocukların –haliyle- okuma yazması olmadığından “kırmızı kitap” “mavi kitap” gibi isimlerle çağrıldığında bulunup getirilebilmesi için şeffaf olmalı.

– Kalem kutuları isimli olacak, yere düştüğünde gürültü çıkarmamaları için tenekeden değil kumaştan olacak, içlerinde az malzeme olmalı ve olabildiğince süssüz olmalı ki birbirlerinin malzemelerine çok fazla takılmasınlar.

– Prit, kalemtıraş, silgi vb yedekli olmalı ve akşam eksik fark edildiğinde ertesi güne aynısından yerine konabilmeli vb vb… Önerilerin sayısı arttırılabilir.

İlk günlerde çocukların ödevleri olmayacağından kitapları ve defterleri de genelde okulda sınıfta durduğundan pek bir çanta taşıma ihtiyacı yok. Çantada su matarası, kalem kutusu ve veli ile öğretmenin haberleşmesine yarayan iletişim defteri olacak gibi görünüyor uzun süre. Dolayısıyla ana okuluna gidip geldiği minnak çantalarından biri işini görecek sanırım uzunca bir süre.

Uzatmayayım; hafta sonu tüm yukarda denenler yapıldı. Onlarca kitap ve defter kapladık, malzemeleri etiketledik. Hepsi okula götürülüp yerlerine konuldu. Artık sırada, yarın sabah yavruyu da götürüp yerine koymak kaldı…

0 Comments

  1. panel kırtasiye… defter kitap kaplıyor.. bilgin olsun ilerki zamanlarda olurda bu işten keif almassan …

  2. Keyif al canım bırakma o işi. Okulun açılmasının en keyifli tarafı defter alışverişi ve kaplama işiydi ben küçüklen

  3. Basarilar Zeynep’e:)

  4. annembenvekızlarım

    12 Eyl 2013 at 20:51

    kalemleri etiketleme fikri iyiymiş diye düşünüyordum ki hatırladım anaokulunda bu işi öğretmenimiz yapmıştı, şimdi bana kaldı :)

    çocuklardan çok veliler heyecanlı bence, kızımı giydirirken heyecandan ağlayacaktım :D

  5. Kitap gibi baştan sona tüm blogu okumuş biri olarak ben bile heyecanlandım:) Yalnız Z. Nin fotoğraflar çekilirken bir süre sonra bakışları muzipleşmeye başlamış:)

  6. p.poyrazoğlu

    13 Eyl 2013 at 21:17

    zeynep nasıl gidecek neler yapacak diye düşünürken senin ve kardeşinin okula başladığı ilk günlerin heyacanını telaşını merak ve hüznünü seninkinin üç katı yaşadı annen. Hadi bakalım kolay gelsin.İnanıyorum ki sizde benim gibi ayaklarınız yerden kesilmiş bir halde döneceksiniz okullardan veli toplantılarından, öğretmenlerle görüşmelerden.Armut dibine düştü oğlum CANIM BENİM.

  7. Bir süredir takip ediyordum sitenizi, asliveselin.com 'u yazıyorum ben de.. Yazıyorum da denmez aslında, daha çok amatörce bir günlük benimki :) Zeynep ile Selin sanırım 1B'de sınıf arkadaşı olmuşlar, umarım en kısa zamanda tanışırız. Bizim bir de 2005'li ablamız Aslı var aynı okulda. Hoşgeldiniz :) Sevgiler, Çağla

  8. Çekmeköyde çocuğumu özel bir okula göndermek istiyorum.Sizin önerebileceğiniz bir yer var mı bildiğiniz.Uğur dershanesi okul olacakmış seneye haklarında duyduğum kadarıyla metrogarden avm nin orda okul 5,6,7 ve 8.sınıflara için okul liseye gidenler içinde şahinbey caddesinde okulları olacakmış.

  9. Özgür Bey Merhaba, siz bu yazıyı yazalı baya olmuş ama Sezin Okulu ile ilgili deneyimlerinizi merak ettim. Ben de 4,5 yasımdaki kızım için Eyüboğlu ve Sezin Okulu arasında seçim yapmaya çalışıyorum. Görüşleriniz çok değerli olacaktır. Teşekkürlerimle

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

© 2018 Baba Olmak

Theme by Anders NorenUp ↑