Bir şekilde internete dalmışken “baba olmak” anahtar kelimeleri sayesinde buldum fotoğrafı… “Baba olmak” hakkındaydı gerçekten de… Biraz daha kurcalayınca hikayesini de öğrendim:
Plastik torba yerine bez torba kullanmanın önemi tartışılmaz… Dolayısıyla, bu konu ile ilgili bir sosyal sorumluluk sitesini buradan tanıtmak da sadece bir iki dakika ayırarak verilebilecek bir destek. Asıl destek elbette ki, günlük hayatta daha az plastik torba kullanmaya çalışmak…
14 Mayıs’ın ikinci bebeği ise öğlen saatlerinde “açılın akayım ben geldim, ner’de fotograf makinesi, ner’de klavye” diyerek dünyaya gelen Selda ve Özer’in Rüzgar’ı oldu. (Rüzgar biraz daha şanslı çünkü adam gibi bir doğum fotoğrafçısı vardı, …
Bir dönem yeni doğmuş bebeklere dair ufak tefek duyurular ve kutlamalar yapıyordum Babaolmak.com’da… Farkında olmadan ara vermişim; geçen hafta arkadaşlarım Gizem ve Ercan’ın en heyecanlı dakikalarında fotoğraf makinemle yanlarında olunca fark ettim bunu…
Doğumdan sonra depresyona giren sadece kadınlar değilmiş. Norfolk’taki Eastern Virginia Tıp Okulu’nda yürütülen bir araştırmaya göre artık yeni kuşak babalar da ‘postpartum depresyon’ denilen doğum sonrası depresyon yaşıyor.
Bu fikirlerden biri de çocuk kitapları üzerine bir blogdu… Özellikle baba olduktan sonra daha da artan bu ilgi sonucunda online bir çocuk kitapçısı üzerine kafa yorarken, Kipitap.com için kısa kitap yorumları yazarken böyle bir blog var mı diye uzun uzun araştırmış, olmadığını görünce de “yapsak ya” demiş, sonunda da “çok dağılmamak lazım” diyerek kendi işime dönmüştüm.
Blog Ödülleri’nin basındaki yansımaları devam ediyor. Bugünkü Milliyet gazetesinde de hoş bir sürpriz vardı; Fatoş Karahasan’ın Blog Ödülleri’ndeki Aile kategorisinin kazananları arasındak babalar…
Bu hafta sonu ebeveynler için enteresan bir etkinlik varmış… (Her ne kadar bana gelen bilgide “anne-bebek organizasyonu” ibaresi dikkatimden kaçmamış olmasa da “anne adayları, ebeveynler ve bebekleri için özel olarak tasarlanmış tek günlük bir etkinlik” …
Tüm babalara açık olsa da “konuk yazarlar” kategorisi neredeyse hiç yazı gelmiyor… (Ama bir iki hain planım var elbette…)
Ama şimdi tam burada elimde özel bir yazı var; az önce kaleme alınmış ve Facebook’tan ualştrılmış …
Bu sabahki gazetede anneler, baalar ve bebeklerle ilgili üç haber vardı dikkatimi çeken… Hepsini toplu halde paylaşayım ve link vereyim, çok da yer kaybetmeyeyim… ;)
Geçen hafta çok sık yapmadığım bir şey yaptım. Bir markanın organize ettiği bir sergi açılışına gittim. Davet, profesyonel şapkam değil de baba şapkama gelmişti; Babaolmak.com üzerinden ulaşan basın ve halkla ilişkiler firması tarafından davet edilmiştim etkinliğe…
En sonunda aklıma “anneler günü” sebebiyle bir anneye bırakma fikri geldi blogu… Derken zaten babaolmak.com’da yayımlamak üzere kenarda beklettiğim bir iki yazı da karışınca işin içine düşündüğüm kurgu iyice karıştı… Ama bir yerinden başlamam da lazım…
Bir restoran; Z. yemeğini bitirmiş her kesin tabağından otlanmaya geçmiş; teyzesinin tabağındaki domateslere sarkmaya başlayınca teyzesi domatesin mevsimi olmadığından “Z’cim yeme domatesleri” deyince hepimizin günde yüzlerce kez duyduğu soru gelir:”Neden?” Bunun üzerine de şu açıklama yapılır: “Dandik çünkü o domatesler, güzel değiller; gel ben sana roka vereyim…”