Baba Olmak!


“Baba Olmak!” Yazacak o kadar çok şey var ki, neresinden başlasa bilemiyor aslında insan. Belki de o yüzden başladığım yer bir blog kurmak. (Bomboş bir blog’u defter gibi önüne açınca sanırım yazmayı ertelemek daha zor.) Yazmayı ertelememek de lazım çünkü gün boyu kafamda yazdıklarım, üzerlerine...

İkinci Randevu: Kalp Atışı!


Ne yalan söyleyeyim doktorumuz bir kaç kere göstermiş olsa da fasulyenin kalp atışını görmemiz mümkün olmadı. Çok da çaktırmadık doktora tabi. Dolayısıyla olayı ancak bir süre sonra, internette yaptığımız araştırmalar sonucu aydınlatabildik. (Hem nereye bakacağımızı, hem de baktığımız yerde ne göreceğimizi bulduk) Sonrasında kamerayla çektiğim...

Doğum Günü Hediyesi


Deniz’in sürpriz doğum günü hediyesi “fasulye”nin kalbini dinletmekmiş bana. Ama onun bilmediği bunun için daha erken olduğuydu. Ki dinletmek olarak bilinen şey de göstermekmiş. (Görüntü herzamanki gibi sesten önce geliyor yine) Sonuç itibariyle, arabayı ben kullandığım için sürprizin doktora gitmek olduğunu ister istemez çözmüş oldum,...

Endişe


Ne yaparsan yap, ne kadar gerilere atarsan, bastırsan, dipte tutsan da bir “endişe” dolaşmıyor değil damarlarında. Kendine dair olmasa da sevdiğine, en yakınında olana ilişkin… Bu “bekleme” ve “hazırlık” sürecini en yoğun ve en ağır, kaçısı en olanaksız şekilde yaşayacak olan tek kişi o… Deniz’im....

İlk An…


Beklemiyor değildim, elbette konuyla ilgili çalışmalarımız sürüyordu ama bugün çok daha net, çok daha gerçek bir şekilde ortaya çıktı “baba” olacağım. Yazarken bile ne kadar garip, ne kadar zor geliyor. Kendim için ilk kez kullandım az önce “baba” sıfatını. (Ve sanıyorum sonradan edinilen sıfatlar içinde...