İlk İşim ve Bir de Anekdot

Blog fırtınasındaki günlük ödev, “ilk işinizi anlatın”, ilk işimi düşününce ilk fark ettiğim şey aslında ilk işimin hangisi olduğunu kestiremediğim oldu. Üniversite öğrencisiyken de çalıştığım için o mu yoksa bu mu derken buldum kendimi. Sonra mezuniyetle birlikte başladığım işimin ilk işim olduğuna kanaat getirince aynı iş yerinde olmasam da hala aynı işi yaptığımı görüp sevindim. Hala aynı sektörde, aynı işi yapıyorum. Birilerinin şirketinde değil; kendi şirketimde, çok sevdiğim insanlarla, inandığım şekilde. Neyse.

Öte yandan blog fırtınasının ödevlerini bloguma, Babaolmak.com’a uyarlayarak hayata geçirdiğimden “ilk işinizi anlatın” ödevini okuduğumda kafamın arkasında “ilk işim baba olmak” dedim. En severek yaptığım şey; olmaktan en mutlu olduğum; ev sevdiğim tanımım, sıfatım, ismim “baba”. Z. doğduğunda, daha ikinci gün filandı, “Neler oldum” başlıklı bir yazı yazmıştım, dönüp de tekrar okudum. Olduklarım içinde değişiklikler var, yol boyunca değişiklikler, sil baştanlar var (tamamen atıyorum, tekrardan bekar oldum; sevgili oldum mesela) ama elbette ki en değişmez ve en severek olduğum şey: “Baba Olmak”

İki gündür, yine çok özel bir anın etkisi altındayım; madem ki blog ödevim karşılığındaki yazım kısa kaldı; en taze anekdotla toparlayayım yazıyı…

fotograf_baba_olmakDün gece; Z. yatağında, kitabını okudum ve yanından ayrılmadan önce sarılıp öptüm. En sevdiği şeylerden biri birlikte yatmak ya da birinin elini tutarak, küçk parmağının tırnağıyla oynayarak uyumak. (Evet, biliyorum, garip biraz) Yanında ayrılmadan önce elime sarılıp “burada kal” dedi önce. İşim olduğunu, evi toplayacağımı vb vb söyleyip gitmeye yeltendiğimde “Senin yatağında yatsam?” denemesini yaptı. Üç ya da beş günlük blok kalışlarında 1-2 gün benimle yatsa da bu sefer tamamında odasında v kendi yatağında yattı. (Bunu becerebilmek için sadece odasını toplamakla kalmayıp mobilyaların yerlerini değiştirdik, yeni bir düzen kurduk filan) Buna da olumsuz yanıt verip, “bir sonraki kalışında beraber yatarız” dedim. (Aslında ne yalan söyleyeyim ondan daha çok istiyorum pek çok zaman onunla yatmayı…) Odasından çıktım…

Bir süre sonra uyumuştu. Bu aralar azgın kedimiz (ve azgın kız arkadaşı) yatak odalarımıza girmesin diye kapılarımız her zaman kapalı duruyor; bir kaç gündür üstünü kontrol edeyim diye odasına girdiğimde ışığını da kapatıp uyuduğunu görüyorum Z’nin bir ayrı hoşuma gidiyor…

Gece 2:00 civarında yatmaya giderken son kez baktım odasına girip ve içimdeki şeytana uyup uykusunda kucakladığım gibi kendi yatağıma koydum, yanına yattım. Uykusunda, gözlerini açmadan kocaman bir gülümseme verdi bana. Sonra (hala gözleri kapalı) yumruk yaptığı elini önce yanağıma, sakallarımı sürttü, sonra da aynı şekilde saçlarımı karıştırdı. Yazıyla anlatmak zor biraz o hali; tüm bu sırada ne uyandı ne de gözlerini açtı. Sonra da yüzünde aynı kocaman gülümsemeyle bir kolu ve bir bacağıyla bana sarılıp uykusuna devam etti. Benimse uykum açıldı biraz; yüzümde kocaman bir gülümsemeyle onu seyrettim uyumadan.

(Sabah uyandığımızda biraz keyif yaptık; “Aa? Senin ne işin var? Ne zaman geldin yanıma?” diye sıkıştırdım bir süre; hiçbir şekilde hatırlamıyordu… şaşkındı ama keyfine de diyecek yoktu. Sonra anlattım geceyi; şaşırdı, hiçbir şey hatırlamıyordu gerçekten de…) (Acaba diyorum, gece alıp, uyanmadan da geri mi koysam yatağına… ;)

0 Comments

  1. Gözüm doldu okurken, o kadar tanıdık geldi ki…

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

© 2024 Baba Olmak

Theme by Anders NorenUp ↑