Dokunmak, Sabiha Paktuna Keskin ve Ayşe Arman

Geçen hafta çok sık yapmadığım bir şey yaptım. Bir markanın organize ettiği bir sergi açılışına gittim. (Göstere göstere reklam yapmak gibi olmasın, Prima Premium Care) Davet, profesyonel şapkam değil de baba şapkama gelmişti; Babaolmak.com üzerinden ulaşan basın ve halkla ilişkiler firması tarafından davet edilmiştim etkinliğe…

Marka Prima idi, Premium Care bebek bezlerinin tanıtımına yönelik olarak doğum fotoğrafçısı Şengül Pallı‘nın fotoğraflarından oluşan “dokunmak” konseptli bir sergi açıyorlardı, açılışa “dokunmak” konusunta takıntılı olduğu bilinen Prof.Sabiha Paktuna Keskin davetliydi ve onunla sahnede röportaj yapmak üzere de Ayşe Arman…

Daha ne olsun… Arada sırada arkadaşlarımın yeni doğan bebeklerinin fotoğraflarını çeken bir fotoğrafçı olarak, çocuk kitaplarıyla uğraşan biri olarak (Ki Sabiha Paktuna Keskin’in bir çok kitabı var), uzunca bir dönem kızının altını değiştirmiş blog yazarı bir baba olarak, iletişim sektöründe çalışan bir profesyonel olarak vb vb vb… Bu etkinliğe tereddütsüz gitmeye karar verdim.

İyi ki de gitmişim. Ayşe Arman sahnede çok keyifli bir röportaj yaptı Sabiha Paktuna Keskin ile. Sabiha Hanım’ın ezber bozan düşünceleri var bebek gelişimine dair. Özellikle de 0-3 yaş arasına yönelik alışılageldik pek çok inanışı yıkacak derecede ısrarlı olduğu konular var. Dokunmanın öneminden tutun, bu dönemde kitap okunmaması gerektiğine, ilk üç yıl aynı odada yatmayı kendisinin bizzat tercih edip uygulamış olmasına kadar…

Ayşe Arman’ın röportajına ulaşmak için şuraya tıklayabilirsimiz ki ben yine bir iki alıntı yapayım röportajdan:

Siz çok güçlü bir kişiliksiniz, maniple eden bir anne olmadınız mı?

Hayır, sadece çok seven bir anne oldum. Çok dokundum, hep dokundum. Bu serginin açılışına gelmeyi kabul etmemin nedeni de, teması: “Dokunmak”. Dokunmamın hayattaki en önemli şeylerden biri olduğuna inanıyorum. Eğer beni buraya çağırmasalardı, beni bir gün bir elektrik direğine çıkmış, “Dokunmak çok önemlidir!” diye bağırırken bulacaklarına eminim!

Tamam çocuğa müdahale etmemek gerekiyor ama ben mesela boyama yaparken Alya’ya “Keşke dışarı taşırmasan…” filan dediğimi fark ediyorum. Yapmamam mı lazım?

Evet, yapmamak gerekiyor. O sizi gözler ve öyle öğrenir. Öğüt, geçerli değildir. Geçerli olsaydı 120 bin yıldır buradayız, 120 bin yılda, bütün insanlığın mum olmuş olması lazımdı.

Peki, sınırı nerede çekeceğim? Korkunç kıyafetlerle dışarı çıkmak istiyor bazen…

Bırakın çıksın. Siz de çocuğunuzu takip edin, davranışlarını izleyin. Bir filin doğumunu izlediniz mi? Müthiştir. O kocaman fil, yavrusunu ayağa kaldırdıktan sonra yürür, ama bir bebek fil nasıl yürüyebilecekse öyle. Ve bebeğinin kendisini taklit etmesini sağlar.

Mutlu bir çocuk büyütmenin olmazsa olmaz şartları neler?

0-3 yaşı söyleyeyim mi? Tek bir kelime: Emniyet. Çocuk, kendini güvende hissetmeli. 0-3 yaşın oyuncağını söyleyeyim mi? Mimikleriniz ve jestleriniz: “Neredeymiş benim bebeğim? Gel babası gel, bir, biir, biiir…” Bu tür sevgi sözcükleri sarf etmek. Ve dokunmak çok önemli. Bebek, 10 buçukuncu günden itibaren anne karnında sıvılara dokunarak kendi motor sistemini geliştirir. Orada dokunma duygusunu hissedemiyorsa, gelişemez.

Hamileyken de babanın annenin karnına dokunmasını hisseder mi?

Tabii tabii…

Peki, bir çocuğa hiç dokunulmazsa ne olur?

Fena olur. Sevgiyle dokunulan çocuğun zihni gelişir, etrafı açılır. Zekanın ve zihnin gelişmesi için kitabi bilgi değil, inceleme ve araştırma kabiliyetini öğretmek gerekir. Bu da dokunmakla, sevgiyle sağlanır.

Dediğim gibi mutlaka okunmasını önerdiğim bir röportaj… Tıklayıp tamamına ulaşabilirsiniz.

Öte yandan elbetteki etkinlikteki tek blogcu ben değildim. (Hoş sanırım tek erkek bendim o ayrı)
Kitubi.com ( yoksa artık Nurturia mı demek lazım) Damla oradaydı, tek tanıdığım oydu, ama hemen ardından Özgür Anne (Deniz) ve Çocukla Çocuk (Özlem) ile de tanıştım… Bu arada eğer ziyaret etmediyseniz her birinin blogunu şiddetle öneririm. Çocuk Kitapçısı: Kipitap.com‘dan Melisa’yı da atlamamak lazım… Yanı sıra taze internet girişimlerinden Anneysen.com‘un da kurucularıyla ayak üstü sohbet etme fırsatım oldu…

Çok da uzatmayayım, röportajın ve diğer tüm blogların linklerini zaten verdim. Söz konusu bloglardaki ilgili yazıları da linkleyeyim, işime gücüme gideyim…

Ayşe Arman ile Prima Premium Care Etkinliği – Cocukla Cocuk
Anneler, Markalar, Bloglar… Prima Premium Care – Özgür Anne
Anneler, Babalar, Bloglar ve Markalar – Prima – Kitubi.com

0 Comments

  1. Etkinlik güzel ve faydalıydı, sabiha Paktuna gerçekten ezber bozan sözler söyledi, bebeğimi kızımla aynı odada yatırmaya başlamıştım kısa süre önce yeniden alacam yanıma, takıldım kendi adıma aynı odada yatırma olayına.
    Sizinle tanıştığım için de mutlu oldum.

  2. prima premium care mi dedin? crf standlarını yaptım bi de shelftrayler var raf içlerinde onnar da bana ait… :OPP

  3. Dokunmak konusuna gelince Jean Liedloff'un continuum Concept kitabını şiddetle tavsiye ediyorum.
    Dokunmanın Mucizesi olarak Türkçe'ye çevirisi de mevcut sanırım. http://www.netkitap.com/kitap-dokunmanin-mucizesi

  4. Paylaşım cok guzeldı ayrıca baba olmakta:)

  5. Sabiha Paktuna Keskin: harika bir uzman mı, yoksa uzak durulması gereken biri mi? http://oncekadinsonraanne.blogspot.com/2012/09/sa

  6. bizim kızımız 3 yasinda cok huzursuz bi cocuk sorunları asamıyoruz pediatrik norolojıye gıttık gelisim geriligi oldugunu soylediler kafasını yerlere vuruyo çok ağliyo hirçinlaşiyor aşiri derecede bende kizinca daha fazla kavga ediyorum ne yapmaliyim nasil davranacağimi bende bilemez oluyorum ne yapmam gerekiyo yardimci olursaniz sevinirim teşekürler.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

© 2020 Baba Olmak

Theme by Anders NorenUp ↑