Home » Yazılar

Anneler Günü, Anna Jarvis ve Bir İki Yazı

Neredeyse saatlerdir anneler günü yazısı yazacağım. Tam aklımdakileri güzelce toplarlayıp yazmaya başlarken başka bir yazıya, başka bir bloğa daha denk geliyorum… O link diğerini o öbürünü tetikliyor, oradan oraya geziniyorum…

En sonunda aklıma “anneler günü” sebebiyle bir anneye bırakma fikri geldi blogu… Derken zaten babaolmak.com’da yayımlamak üzere kenarda beklettiğim bir iki yazı da karışınca işin içine düşündüğüm kurgu iyice karıştı… Ama bir yerinden başlamam da lazım…

İlk olarak eşimin yolladığı; geçen seneden kalma bir anneler günü yazısını okudum, fikirlerim oldukça paralellik gösterdiğinden onunla başlayayım:

Anneler Günü Kimin, Kim Kime Neden Hediye Etmiş


Bir de küçük ev eşyası diye bir hediye türü var ki.!? Onun mantığını hiç anlamadım. Anneler gününde, “köle” gibi çalışan anneme nitelikli ve makineleşmiş “köle” olsun diye herhalde, el süpürgesi, mutfak robotu, ütü, mikser gibi küçük ev eşyaları almamı da istiyor benden birileri. O birilerinin anneleri onlara daha çok yemek, daha temiz bir ev sunsun diye herhalde...


Esas soruyu yanıtlayamadım. Bilmiyorum. Kim kime neden bu günü hediye etmiş? Bana ne? Çok da merak etmiyorum. Siz merak ediyorsanız, araştırın. Her şeyi yazardan beklemeyin.

Üşenmedim araştırdım ben de… Oldukça eskiye dayanıyor ve farklı kültürlerde farklı şekilde değerlendiriliyor ve yorumlanıyor anneler günü… Detayına girmeme gerek yok… İsteyen wikipedia’dan faydalanabilirler bunun için.

Ancak buraya almak istediğim bir bilgi var:

Her ne kadar daha önce de kutlanan bir olgu olsa da annelik “Anneler Günü” ve “Mayısın İkinci Pazarı” 1912′de Anna Jarvis diye bir abla tarafından tescillenmiş. Bu abla aynı zamanda Uluslararası Anneler Günü Derneği’nin de kurucusu. Aklındaki Anneler Günü’nün ise bugün geldiği noktayla uzaktan yakından alakası yok… Daha o zamandan o kadar büyük bir hızla ticarileşmeye ve amacından sapmaya başlıyor ki “anneler günü” 9 yıl sonra Anna Jarvis anneler gününün en ateşli protestocularında, karşıtlarından biri oluyor ve hayatının sonuna kadar mücadelesini sürdürüyor. (Hatta 1948′de protesto gösterileri sebebiyle huzuru bozmaktan tutuklanıyor bile) Ve en sonunda,”Keşke böyle bir günün kutlamasına hiç başlamasaymışız, öyle kontrolden çıktı ki…” diyor…

Böylesi bir genel kültür notundan sonra az önce okuduğum diğer bir yazıyı; “Bana Göre Değil!“i de paylaşayım sizlerle…

Son olarak da iki akşam önce sessizce tanık olduğum diyaloğu aktarayım…

Arabadayız, akşamı baba kız bir arkadaşımızda yemekte geçirdik, bu esnada arkadaşlarımız Z’ye annaler gününün geldiğini, annesine ne sürpriz alacağını sordular ve böylece Z, anneler gününü öğrenmiş oldu…

Z: Annecim, bugün anneler günüymüş sana ne hediye alayım?
A: Bugün değil bir tanem anneler günü…
Z: Yarın mı? Sana ne hediye alayım anneler gününde?
A: Pazar günü annecim, hediye almana gerek yok, bütün günümüzü birlikte çok güzel geçiririz, en güzel hediye o olur…
Z: Ama olmaz ki öyle, hediye almak lazım. Ne alayım sana?
A: Bana resim yapabilirsin…
Z: Ama resim hediye değil ki? Ne hediye alayım sana?
A: Bir şey almana gerek yok tatlım…
Z: Ama olmaz ki öyle, ne hediye…. (Bu böyle sürer gider…)

Uzattım yine…
Aslnda her günün anneler günü olması gerektiği, annelerin hakkının tek bir gün değil, her gün verilmesi gerektiğine bir çok kişi katılacaktır… Ancak bunun uygulanmasında ise aynı çoğunluğun bulunmadığı da aşikar olsa gerek… Ama belki her zaman olduğundan az bir şey daha fazla hatırlamaya gayret etsek… Oldukça büyük bir adım olmaz mı?

Anneler gününüz kutlu olsun!

İlgili Yazılar:

  1. Büyük Lokmayla Uçmanın Zorluğu Ya Da Kısaca İlk Anneler Günü
  2. Babalar Günü ve Bir Kaç Site
  3. Gecikmiş bir yazı…
  4. Deliye Her Gün Babalar Günü
  5. Nurturia’da Babalar Gününde Anneler Yarışıyor

One Comment »

  • Perihan said:

    Kızınla olan serüveninin büyük bir kısmını blogdan öğrendiğim, annesiyle konuşurken bile çok yorgun olduğu için üşendiğini düşündüğüm, çok çok çok baba olabilmiş, ama hiç anne olamayacağı için olsa gerek annensini pek de anlamadığını zannettiğim oğluşum böyle bir baba, böyle bir eş ve böyle bir kariyer sahibi olurken kendi annesinin hiç mi payı yok diye düşünür mü acaba ara sıra? Hiç değilse senede bir kere anneler gününde…

Leave your response!

Add your comment below, or trackback from your own site. You can also subscribe to these comments via RSS.

Be nice. Keep it clean. Stay on topic. No spam.

You can use these tags:
<a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <strike> <strong>

This is a Gravatar-enabled weblog. To get your own globally-recognized-avatar, please register at Gravatar.