Arşiv Kategorisi: Baba Olmak
Bu mektubu daha önce bir yerlerde okumuştum. Geçenlerde Facebook’ta bir arkadaşın arkadaşının profilinde görünce hatırladım ve Babaolmak.com’da yayımlasam dedim. Araya yine vakit girdi. (Ah şu araya giren vakitler) Dün gece oturup Türkçe harfleri olmayan metni …
Teori de entresan, yaşam da bana kalırsa… Bu ilk 5 yılın nerdeyse dördünü geri bırakmış bir baba olarak şöyle bir durup düşündüğümde nerdeyse hiç “Ben ne olacağım?” dememişim. Ama öte yandan zaman zaman ister istemez “eküri” durumunun önünde şapka çıkarttığım da olmuş…
Bu kadar ara vermezden önce, daha doğrusu verdiğim ara daha kabul edilebilir boyutlardayken (Ocak başı diyelim) (Farklı bir şey çağrıştırdı sürekli aç bünyemde) yılın ilk yazısı olarak kafamda kurguladığım bir kitap tanıtımıydı. (Evet, 2011 planlarımdan …
Çok uzun oldu biliyorum. Sanırım ilk kez bu kadar uzun oldu. Düşünüyorum da; 2011’in ilk Babaolmak.com yazısı bu. Çok olmuş.
Tüm bu “yokluk” boyunca arayan soran, mesaj yollayan, Facebook ve Twitter’dan soran herkese çok teşekkür ederim. …
Elbette ki yine bir çok yazıyı yazamamış olarak bitiyor sene. Vari dedim (son anda) geleneksel kırmızı şapkalı fotoğraf çekimimizi yapalım ve bir yılbaşı kartı hazırlayalım. Bu sabah, servise yetişme telaşıyla koştururken araya bir de fotoğraf …
Bu aralar Babaolmak.com’u yeniden keşfediyorum, sağına soluna müdehale ediyor, ufak tefek eklemeler ve geliştirmeler yapıyorum. Hemen sağ ssütundaki arşiv menüsüne göz attım az önce… Bu menünün en hoşuma giden (ve en nefret ettiğim) yanı her …
Kitubi.com‘dan (Ya da Nurturia‘dan) Damla beni de mimlemişti… Günler geçti… Sonunda vakit buldum… Ana okulu konusunda işini şansa bırakmayıp Montessori Okulu Veli İnisiyatifi içinde yer aldığımı(zı) biliyorsunuzdur. O yüzden soruların cevapları biraz farklı olabilir. Veli …
Her gün aldığımız iki gazeteden biri olan Radikal’in yenilenmesi (ki benim çok hoşuma gitti) ile birlikte hafta sonları Çınar Oskay’ı okumaya başladım. Burada da zaman zaman paylaşmak üzere yazılarını bir kenarda linkliyor, ayırıyor olsam da …
Hiç abartmıyorum; yaklaşık 20 başlıklık bir yazılacaklar listem var uzun zamandır yazılmayı bekleyen. Yazacaklarım beklerken basından; okuduklarımdan alıntılar yaparak durumu kurtarıyordum ama bir süredir sabahları gazete de okuyamıyorum çünkü Z’yi sabahları okul servisine ben bindiriyorum …
Hep güzel ve keyifli anılar yazacak değilim ya… Arada da nahoş ancak başka babalara (ve tabii ki annelere) uyarı olabilecek. Yerinde ve zamanında önlem alınmasını sağlayacak anılardan (ne kadar keyifsiz olsalar da) bahsetmek gerekir diye …
Evet elbette ki kendime kızıyorum, değil iki hafta, ilk haftanın sonunda yazmam gereken bir yazı olmalıydı bu, hatta belki de her günün sonunda. Öte yandan okulun ilk günü Z’yi okula bırakıp yarım gün o civarda …
Herkes gibi ben de periyodik olarak kendime sözler veririm. Bunlardan biri de, bir kısmınız biliyordur muhtemelen Babaolmak.com’a daha düzenli yazabilmektir. Dönem dönem becerebilsem de hayatın iplerinin elden kaçmasıyla ilk sekteye uğrayan da bu tip kişisel keyifler olur.
Babaolmak.com’u takip edenler Türkiye’de (İstanbul’da) bir Montessori okulu açmak için uğraşan veli inisiyatifi girişimimizden haberdarlardır. (Hatta şapkamı önüme koyup düşündüğümde Babaolmak.com’un son zamanlarda yeterince güncellenememesinin sebeplerinden biri de boş zamanlarımın okulla ilgili gönüllü çalışmalara kanalize …






Büyük bir zevkle, kullanılan altyapı: