Arşiv Kategorisi: Baba Olmak
Bu sabah 7:30 civarıydı Z’nin “babaaaaaa…” seslenişiyle yatağımdan fırladığımda… Normalde saatimiz 8:00′a kurulu oluyor sabahları. Tam da uyanmamış, mızırdanma sınırındaydı… Yatağından alırken “hadi gel birlikte sabah uyku keyfi yapalım” dediğimde mızırdanmayı bıraktı…
Ben daha Şile’de yaptığımız kampın yazısını yazamadan (ki kamptaki ufak diyaloğumuzu yazmıştım) bu hafta sonu da İzmit’e Menekşe Yaylası’na gittik kamp için… Hem de 25 çadırlı, yaklaşık 80 kişilik organize bir hafta sonu kampına… Bu yazı da yine kamp yazısı değil ama geçen seferki gibi bir diyalog; Z’den inciler yazısı. Üstelik de benim olmadığım bir ortamda yaşanan bana şahit olan arkadaşımın aktardığı iki minik diyalog…
Bu yılın (2011 diyebiliriz kısaca) Nisan ayına kadar “Californication” benim için Red Hor Chili Peppers’ın sevdiğim bir şarkısıydı.
Hani uzun zamandır Z’nin incilerinden yazmıyorum ya… Son zamanlarda en etkilendiklerimden birini her ne kadar çok fazla kişisel olsa da kayıt altına almak adına bir hafta gecikmeyle de olsa yazayım… Aslında bunları hep uzun kamp yazımı yazmayı ötelemek adına yazıyorum…
Z’yle birlikte olduğumuz akşamlar her ne kadar yazacak pek çok şey birikiyor olsa da kendisinin uykuya daldığı 21:45-22.05 aralığından sonra bende de yazacak hal kalmıyor. Bekleyen yazılacaklar listesi, yarım yazılar ise beklemeye devam ediyorlar bilimum elektronik cihazın köşelerinde…
Yeni yayın döneminin başlamasıyla (o da neyse) Babaolmak.com’da da daha istikrarlı bir yayın politikasıyla karşılaşacaksınız. (Hep vaad hep vaad) Kendi kendime koyduğum hedefler ışığında Eylül Ayı’nda dengeli bir dağılımla her zamankinden çok daha fazla yazı okumanız söz konusu olacak.
Ama ama bunu ben yapacaktım. Uzun vade hayallerim arasında bir gün Babaolmak.com yazılarımı derleyerek bir kitap ortaya çıkarmak varken geçenlerde bir arkadaşımın hediye ettiği kitapla kısa sureli bir hayalkırıklığı yaşadım.
Anında yazamıyor olmaktan ötürü o kadar çok söz, o kadar çok anı uçup gidiyor ki… Bazen “keşke” diyorum, şu eskiden yayınlana BBG evi filan gibi olsa da Z ile hayatımız bazı parçaları kamera kayıtlarından edinebilmek …
Minik, minicik kuşum bir yaşını daha doldurdu bugün. Hızla büyümek istediği yaşların en basında… (Bilmiyor yıllar sonra da tam tersine heves edeceğini) Sadece bugün üç pasta kesti, dünküyle dört oldu, keyfine diyecek yok…
Baba ise tüm …
Z’nin ilk arkadaşlarından (ki üstelik online ortamda tanışmıştık kendileriyle) Toprak’ın artık gerçek bir kızkardeşi var: Melisa! Bizden biraz uzaktalar… Yeşil bir kart bulduklarından beri kendilerini göremiyor olsak da, Melisa’ya hoş geldin deme fısatını kaçırmıyoruz.
Detaylarını sonra yazacak olmakla birlikte geçen hafta baba-kız tatildeydik. Bir akşam üstü 3-4 kişi bir vosvos içinde kumsaldan eve dönerken arkada oturan Z’den şöyle bir cümle duydum:
Aslında babalar günü için bir çok dosya fikrim vardı. Ve bu onlardan biri değildi. Bu sadece kendim için oluşturmayı planladığım bir derlemeydi. Aklıma gelen iki derlemeden kendim için olanıydı. Babaolmak.com’un dört yılı aşkın geçmişi içinde en hoşuma giden, en özel bulduğum yazıları derleyeyim demiştim.
Parents dergisinin Haziran 2011 sayısında “Babalık Depresyonu” konulu bir yazı ve konuyla ilgili farklı babaların görüşlerini bulabilirsiniz. O ki, söz konusu babalardan biri de benim. Yazının ve görüşlerin tamamını okumak için gidip dergiyi satın almanız …






Büyük bir zevkle, kullanılan altyapı: