İlkokul Seçimi – Bölüm 1

Geçen yazdan beri yazılmayı bekleyen bir yazı bu. İlkokul arayışımız. Tam da bugünlerde pek çok anne babanın korkulu rüyası… Daha ana okulu yaşından itibaren içe dert, büyük sıkıntı… Hangi okul? Okul seçmek… Çok zor iş çooook…

Bugün baktığımda “Vay be ne çabuk geçmiş” diyorum. Aslına bakılırsa o sırada hiç de kolay geçmemişti. Herkes gibi Mart Nisan aylarında harekete geçmeyi becerememiş, Ağustos’lara kadar sarkıtmıştık süreci biz. Sonrası da bir takım panik halleri; son dakikada değişen kararlar; kararsızlıklar; bir takım gerilimler.

2-3 Bölüm halinde tüm süreci yazmak istiyordum aylardır. Sonunda bir yerinden başlıyorum.

z_babaolmak_ilkokul_secimiAslında bakılırsa geçen yıl değil; bir önceki yıl başladı bizim arayışımız. Malum pek çok okul ilkokul için ana sınıfından öğrenci alıyor hatta bunu şart koşuyor. Dolayısıyla biz de ilk turlarımızı bir önceki sene attık hiç ama hiç istemesek de. Çünkü kurucuları ve ilk velileri arasında olduğumuz Küçük Kara Balık Çocuk Evi’nden ve eğitiminden çok memnunduk ve bir sene daha orada devam etmesini çok arzuluyorduk Z’nin. Öyle ya okul da artık 3. Senesine gelmiş, rüştünü ispat etmiş; kadro sağlamlaşmış; idare oturmuş okul, okul olmuştu… Gitmek olur muydu…

Konuştuğumuz eğitimci arkadaşlar “kontenjan kalmaması” koca bir kandırmaca; 1-2 okul haricinde hangi okula gitseniz; aylardan Eylül bile olsa kendinizi kaydettirirsiniz içiniz rahat olsun demekteydiler. Ama yine de bazı riskler de alınamıyor be arkadaş…

Arayışa başladığımız ilk sene aslında sadece iki okulla görüştük. Biri yıllardır tanıdığımız hatta benim bir dönem bir takım işler yaptığım, ders verdiğim, fotoğraf ve video çekimleri yaptığım Özel Sezin Okulu diğeri de yakın bir arkadaşımızın gittiği Deniz Atı. Özel Sezin Okulu’nda okulun müdiresi sağolsun bize çok özel bir tanıtım turu yaptırmıştı. Deniz Atı’nda ise senenin belli tarihlerinde yapılan toplu tanıtım gezilerinden birine katılmıştık. Evet, ilk gezdiğimiz okul Deniz Atı’ydı; sonra Sezin Okulu’na gitmiştik. (Bu iki okuldan çok önce başka bir arkadaşımız gezmeye giderken ben onun peşine takılıp Modafen’e gitmiştim bir de)

Geçtiğimiz sene yazın da bir grup daha okul gezdik arka arkaya; hepsinin idarecileri, öğretmenleri; hatta velileri ile tanışmaya çalıştık. Dolayısıyla benim bu tefrika yazıma konu okulların listesi şöyle oluştu:

– Deniz Atı
Özel Sezin Okulu
– Modafen
– Avrupa Koleji
– İstanbul Erkek Lisesi Vakfı İlköğretim Okulu
Adıgüzel İlköğretim Okulu
Merak Eden Çocuk İlkokulu
– Doğa Koleji

– Kadriye Faik Koparan İlkokulu
– Cemile Besler İlkokulu
– Ali İhsan Hayırlıoğlu İlkokulu (Bu, tam bizim zamanımız geldiğinde ortaokul haline geldi)

Özel okullar ve devlet okullarının yanı sıra bir de
– BBOM – Bir Başka Okul Mümkün maceramız oldu; ona da değinmeden geçmek olmaz elbet.

Liste kimine uzun kimine kısa gelebilir. Dikkatli okuyucuların ya da araştırmacı anne babalara ise garip gelecektir belki. Ben şimdi alt alta yazdığımda garipsedim açıkçası.

Her şeyden önce özel mi devlet okulu mu seçimini yapmak gerektiği açık. O konuda yıllarca garip çelişkiler içinde gittik geldik. Z’nin doğduğu ilk yıllarda annesi hep “devlet okulu” dese de; bir ana okulu kuruluşunun içinde yer alıp da eğitim sektörüne dair bilgimiz ve gözlemimiz arttıkça (aynı şekidle çevremiz ve algımız da) anne devletten özele kaydı net olarak. Ben de tam o sırada devlet okulu niye olmasın ki diye düşünür oldum.

Arayışta olan her anne babanın duyduğu şeylerden bazıları:

– İlkokulda önemli olan öğretmen
– Özel okulda öğretmen seçilemez
– Devlette okul da seçebilirsin ama ondan da önemlisi bir şekilde öğretmen seçebilirsin vb. Vb.

İdeolojik altyapına, konuyla ilgili altyapına ya da tüm düşüncelerine ne kadar yakın ya da ne kadar ters olursa olsun söz konusu olan çocuğunun, evladının eğitimi olduğunda işler atıp tuttuğun gibi ilerlemiyor. Sadece kendin seferber olmakla kalmıyorsun; çevreni de seferber ediyorsun.

O sırada mahalle ilkokulumuz olan Ali İhsan Hayırlıoğlu İlkokulu hakkında iyi şeyler duyuyorduk ve okul yeniden inşa ediliyordu. Kocaman, pırıl pırıl; evimizin biraz ötesinde. Orada çalışan öğretmen arkadaşlar bulduk, bazılarıyla tanıştık, o sene kimlerin ilkokul bire geçeceğini öğrendik. Ama hep şu notla: 4+4+4 sebebiyle okulların bazıları ortaokul bazıları ilkokul olarak ayrışıyordu ve öğretmen atamaları da belli değildi. En doğrusu okulların ayrışmasını ve öğretmenlerin atanmasını beklemekti. Sonuçta bizim mahalle okulu oldu bir ortaokul. Nüfus ve ikamet kayıtlarına göre bizim okul da belirlendi; biraz daha uzak olan Cemile Besler İlkokulu; çok iyi şeyler duymamış olmakla birlikte okulun fiziksel şartları hakkında fikir sahibi olmak için çevresinde turalamak yeterli olmuştu. (Yanlış anlaşılmak istemem; devlet okulu mu özel mi konusundaki seçimimiz zaten oldukça netleşmişti ama yine de fikir edinmek istiyorduk çevredeki okullar hakkında)

Yine Ataşehir’deki bir diğer devlet okulu, “pilot okul” statüsündeki Kadriye Faik Koparan İlkokulu’nu da araştırdık uzun bir süre bu arada.

Bu arada yarım gün bir okul işimize de gelmiyordu çünkü çalışan bir anne baba olarak yarım günlük bir bakıcı ayarlamak aslında nerdeyse bir özel okul maliyetine eşit olacak gibi görünüyordu o sırada. (Okul fiyatları hakkında en başta tam olarak bir fikrimiz yokmuş demek ki bugün dönüp de bakınca)

Dolayısıyla gördüğünüz gibi incelenmek üzere sadece özel okullar kaldı elimizde.:

– Deniz Atı
Özel Sezin Okulu
– Modafen
– Avrupa Koleji
– İstanbul Erkek Lisesi Vakfı İlköğretim Okulu
Adıgüzel İlköğretim Okulu
Merak Eden Çocuk İlkokulu
– Doğa Koleji

Ki açıkçası bazılarına sadece fantezi olarak gittik – Mesela Doğa Koleji – Açıkçası Bilfen ve Doğa Koleji hiçbir zaman listemize girmedi belli bir takım tercihlerimizden ötürü. Ama yeni inşa edilen Doğa Koleji binasının evimize çok yakın olması sebebiyle “satış biçimlerini” görmek adına “satış ofisleri”ne uğrayıp da bilgi almaktan da geri durmadık.

Evet; yazımın devamında, yukarda adı geçen sekiz okulu incelemeye çalışacağım. Daha doğrusu bu okullarla ilgili gözlemlerimi ve her birini gezerek edindiğimiz tecrübeyi toparlamaya çalışacağım. Maalesef ki en yakın gezdiğimizin üzerinden bile aylar geçti. Ancak yine de kabaca fikir verebileceğini düşünüyorum.

Amacım kötülemek, yermek ya da reklam yapmak kesinlikle değil. Üstelik bu sekiz okulun pek çoğuna giden arkadaşlarımız da var. Bu okul seçimi melesi (hele de ilkokul aşamasında) pek çok parametreye dayanıyor gibi görünse de aslında çok az kriter var günün sonunda. Hepsinden önemlisi de elektrik ve kan uyuşması olsa gerek.

Dolayısıyla herkes kendine göre bir takım kriterler ve hislerle bir seçim yapıyor ve çok eminim ki herkesin seçimi de aslında en doğrusu. (Bu okul seçimi meselesinin en güzel yanı da bu olsa gerek…) Dolayısıyla benim yazdığım yazı “bunu seçin” demek için değil; biz bu yoldan geçtik, bu şekilde baktık, böyle gördük ve hissettik demek. Filmin sonunu söylemek gibi olmasın ama biz aslında en başta bildiğimiz tanıdığımız ve ilk gezdiğimizde de aslında içimize sinen ve aslında karar verdiğimiz okulu seçtik. En baştaki planımız ve hayalimiz olan okula, Sezin Okulu’na kayıt oldu Z. Bir ara kontenjan sıkıntısı konulu bir yoğun arayışımız oldu ve o dönemde gezdik diğer okulların neredeyse tamamını ve daha önce de dediğim gibi gezdiğimiz okulların bazılarını sadece gezmiş olmak için, fikir almış olmak için gezdik. Eğitim işine çok kata yormuş ebeveynler olarak elediğimiz ve sona bıraktığımız “short list” (kısa liste de diyorlar buna artık) aslında hep belliydi.

Gelelim yönteme. Bu okulları değerlendirirken aslında hayali bir karşılaştırma tablosu yapmıştım ben aklımdan. Babaolmak.com’a yazarken de hep şunu yapmayı planlamıştım: Bu okulların hepsinin fiyatı aynı olsaydı nelere bakıyor olurdum.

Dolayısıyla mümkün olduğunca fiyat bağımsız olarak derlemeye çalışacağım yazıyı… Ama önce biraz ara vereyim; değerlendirmelerimi ikinci yazıya saklayayım…

“Devam edecek”

0 Comments

  1. yazınızın devamını merakla bekliyoruz..

  2. Ben yazıyı yeni okudum,BBOM maceranızın ayrıntılarını merak ediyorum.?

  3. evet devam edin lütfen:)

  4. Yazının devamını son durumu merak ediyoruz.

  5. Devlet okuluna gitsinler, hayatı erken öğrenmeye başlasınlar

  6. Merhaba,

    Blogunuzu yeni gördüm, bu kadar duyarlı bir baba olmanız ne güzel. Yaşadığınız stresli süreci çok iyi anlıyorum. Benim kızım Adıgüzel İlkokulu’nda 2. Sınıf öğrencisi. Biz de geçen sene okul seçerken çok araştırdık, Ataşehir civarındaki birçok okulla defalarca görüştük ve Adıgüzel’de karar kıldık. Bir kere yönetim çok ilgili, sadece kayıt olana kadar değil ilgileri, eğitim öğretim dönemi boyunca da müdür ve müdür yardımcısı ile her sorunu birebir görüşebiliyorsunuz. Onun dışında 25 binin altındaki fiyat hem çevredeki diğer okullara göre hem de verdikleri eğitim kalitesine göre çok çok uygun. Adıgüzel 2 yıl önce İstanbul Üniversitesi ile akademik işbirliği yaptığı için ayrıca ordaki akademisyenlerden de danışmanlık alıyorlar bu da derslerin işleyişine çok ciddi yansıyor. Benim kızımın sosyal zekası çok kuvvetli olmasına rağmen, matematik dersi olduğu günlerde o gün neler öğrendiklerini heyecanla anlatıyor. Keza öğretmenler de çok ilgililer, kısacası anne-baba olarak biz çok memnunuz. Özellikler sizin kriterlerinizi tek tek okuyunca çok doğru bir karar verdiğimizi bir kez daha anladım. Yeni okul düşünenler mutlaka bir gidin görün tanışın derim. Sizin güzeller güzeli kızınıza da okul hayatında başarılar dilerim. Sevgiler…

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

© 2019 Baba Olmak

Theme by Anders NorenUp ↑