Kara Balık Olmak

“Okula dönüş” diye başlamıştım bu yazıya. Ama o yazının yönü bambaşka bri yere gidince yeni bir yazı yazmak, hem de arayı açmadan yazmak şart oldu.

Z.‘nin devam ettiği ana okulu – Küçük Kara Balık Çocuk Evi– yaz tatili yapmıyor. Tüm yıl boyunca sürüyor okul. Böyle olunca da “okula dönüş” gibi bir şey söz konusu olmaz gibi görünüyor. Ama pek öyle olmadı bu sene. Hem yaz tatilini biraz uzatma şansımız olduğundan hem de okulla ilgili pek çok değişiklik hayata geçtiğinden bu sene oldukça belirgin bir “okula geri dönüş” yaşandı.

Sadece çocuklar için değil veliler için de oldukça keyifliydi. Anlatayım mı?

Okulda her senenin başında (Yani Eylül ortaları) bir veli toplantısı organize ediliyor. Amacı çocukları konuşmak değil. Bir nevi açılış toplantısı. Hem velilerin tanıştığı, hem de okulun kadrosunun velilere merhaba dediği, ekibin yeni üyelerinin takdim edildiği, yeni seneyle ilgili bilgilerin aktarıldığ, işleyişten bahsedildiği neşeli bir toplantı.

Z. hiçkimsede kalmak istemediği için toplantıya ben yalnız gittim bu sene. Ki malum, okulumuz bir veli inisiyatifi Montessori okulu. Yani bizlerin kurduğu, a’dan z’ye pek çok işin ucundan (ya da ortasından) tuttuğumuz, pek çok köşesinde emeğimizin olduğu bir oluşum. Bu sene okulun üçüncü senesi ve ilkokul sebebiyle okuldan ayrılan arkadaşlar olsa da velilerin büyük kısmının birbirini tanıdığı ve okul dışı iletişimlerinin de olduğu bir grup söz konusu.

Ben de (günah çıkarmak gibi olmasın) yaklaşık bir buçuk senedir sadece bir veli olarak okuldan elimi eteğimi oldukça çekmiş durumdayım. (Geçtiğimiz sene Z’nin annesi çok yoğun şekilde okulla uğraşmakta olduğundan kendiliğinden bir görev bölüşümü oluştu ve ben okulla çok ilgilenmedim açıkçası)

Uzun bir aradan sonra okulda olup da küçücük öğrenci sandalyelerinde kocaman velileri tıklım tıkış görmek çok keyifli oldu. Ayakta kalıp da toplantıyı en arkadan seyretmek, yeni velilerin nerdeyse çoğunlukta olduğunu görmek… (Ki tüm yeni veliler inanılmaz heyecanlıydı) Üç senenin sonunda okulun artık oldukça profesyonel bir ekibe sahip olduğuna şahit olmak. Tüm öğretmen kadrosu yenilenmiş ve beklemediğim kadar güçlenmiş olarak müthiş heyecanlı bu ekibi dinlemek… Ve bu okulun kurucuları arasında yer almış olduğumuzu bilmek… Gerçekten dehşet bir keyif verdi bana. Belki de ilk kez, bundan sonra bizlerin çocukları bu okula devam etmediğinde de “Küçük Kara Balık Çocuk Evi”nin faaliyetlerine aynı şekilde devam edeceğini, bu bayrak yarışının çok da büyük sorunlar yaşamayacağını hissettim.

Öyle ki, geçtiğimiz iki yıl içinde inanılmaz bir başarı hikayesi olarak ortaya çıkan okulun bu sürede aslında pek çok badire atlattığını bilerek, “eh artık daha kötüsü gelmez başımıza” dediğimiz pek çok irili ufaklı şanssızlıklara, art niyetlere, ortada bırakmalara, alaylara, tehditlere şahit olduktan sonra hepsinin de bir şekilde bertaraf edildiğine ve her “talihsiz” durumdan daha da güçlenerek ve öncekinden daha iyi durumda yola devam edildiğine tanıklık ettiğimden… Toplantıdaki ortamı görmek açıkçası sadece tüm hislerimi tazelemedi kendi kendime “ne güzel, ne büyük bir iş becerdik aslında biz” dedirtti. Büyük bir gurur…

Yurtdışından ve yurtiçinden Montessori eğitimine yıllarını vermiş insanlardan alınan övgüler. Yabancı okullardan gelen son derece olumlu geri bildirimler… Bu işe yıllarını vermiş Ayla Hoca’dan sadece destek değil övgüler de alarak hatta hatta kendi eğitimcilerini yetiştirmek üzere atılan adımlar… Öğretmenlerini yurt dışında okul gözlemlemeye göndermeler, iki senenin sonunda pek çok farklı ülkeden eğiticilerin kadroda olduğu, sınıflarında yabancı dil konuşulabilen bir okul haline gelmek… Büyük bir gurur…

Bunu, nerdeyse sermayesiz; sadece çocukları için, binlerce saatlik emek ortaya koyarak, el yordamıyla dışardan gelen pek çok çatlak sese rağmen büyük bir inançla becermek. (Bence, nacizene; büyük bir başarı.) Ve büyük bir gurur.

Fazla bile uzattım. Okulumuzun kadrosunda yer alan profesyonelleri, eğitimcileri, öğretmenleri, idareci arkadaşları, dostlarımızı bir kenara koyalım (elbette ki teşekkürün çok daha fazlasını hak ediyorlar ve edecekler her zaman) bu okulun gerçekleşmesinde emeği geçen her bir anne-baba arkadaşıma teşekkür etmek isterim.

Ne güzel, ne büyük bir şeyin parçası olduk hep beraber.

0 Comments

  1. rica ederiz efenim:) biz de size teşekkür ederiz..
    Şaka bi yana: Bu sene de o toplantıda olmayı çoook isterdim. Bahsettiğin gurur, bizde hep var. Küçük Kara Balık'ın daha bir sürü başarılarla, adından söz ettiren okul olarak devam etmesi için biz okuldan ayrılan Büyük Kara Balıklar ne gerekiyorsa yapmaya hazırız..3 sene sonra tekrar velisi olmak için de can atıyorum:)

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

© 2019 Baba Olmak

Theme by Anders NorenUp ↑