Baba Olma Korkusu Üzerine Bir Film: Shrek 3

Dün kızımızı sinemaya götürdük. (Uzun süredir “son hazırlıklar” süreci sebebiyle sinemaya gidemiyorduk; Shrek ya da şrek’in üçüncüsüne de ancak vizyona girdiği üçüncü hafta gidebildik. Uzuuun zamandır ilk kez bir animasyon filmini Türkçe dublajlı seyrettik. Maksat; kızımız da anlasın filmi. Ve fakat kızımız tüm film boyunca horul horul uyudu. ( Ya da o kadar beğendi ki filmi en ufak hareket yapmadan pür dikkat seyretti/dinledi)

Film, beklemediğim şekilde şrek kişisinin baba olma öncesinde geçirdiğği duygu fırtınaları üzerineydi. (Elbette ki ana çerçeeve bu değildi, ama ister istemez algıda seçicilik devreye giriyor ne yapalım) Dolayısıyla “baba olma” sürecinin başında (veya sonunda) olan; bu konuda kaygıları, soru işaretleri olan; rüyalarına yaramaz bebekler; bebek arabaları, bebek bezleri giren her babanın seyretmesinde büyük fayda görüyorum. ;)

Bu arada; filmi Kozyatağı’nda Bonus CC Trio’da izledik. (Favori sinemamız) Özellikle hamile annelere tavsiye edilir; en önde ve bazı arka sıraların sıra başlarında (önde koltuk olmadığından) taburelere ayak uzatabiliyorsun. Ayağı şişen anne adaylarının kesinlikle işe yarayacaktır. Üstüne üstlük; salon ışıkları kapandıktan sonra yer gösterici arkadaşın elinde iki ufak yastıkla yanımıza gelip Deniz’İn arkasına yastık koyması ise Deniz’de “Acaba bir süre daha çıkartmasak mı kızı içerden, baksana muameleye” şeklinde keyifle karşılandı.

Aynı şekilde, “acilen bara gitmem lazım; canlı müzik dinlemem lazım” modundaki anneler için de önerim Ataşehir’deki Chicago Bulls… 2-3 Hafrta kadar önce bir cuma akşamı favori grubumuz “Grup Yol”u dinlemek için gittik. Çok geniş bir mekan olup çoook yüksek tavan ve iyi bir havalandırmaya sahip olduğundan dumanaltı olmadan; çok geniş koltukları olduğundan ayaklar bacaklar uzatılarak; “pervane garson” modeli sayesinde hiç sıkıntı çekmeden keyifli bir gece geçirdik. Deniz alkolsüz meyve kokteyllerinin hepsini denedi… Grup Yol, yaz sezponu boyunca İstanbul’da değil, Bodrum Gümbet’te olsa da, Chicaoo Bulls aklınızda olsun.  

Hazır reklama başlamışken hem reklam hem de sitem bir arada bu konudan devam edeyim. Cinecity’nin Kozyatağı Bonus CC Trio Sineması’nda uzun zamandır “Bebekli Anneler” seansı var. Hafta içi bir gün, bir seans  (şu anda çarşambaları 14.00 seansı) anneler bebekleriyle gelip film seyredebiliyorlar. Ses ayarı daha düşük yapılıyor, bebekler korkmuyor. Ağlayan filan olursa da herkes bebekli; herkes birbirini anlayacaktır; dolayıısıyla “bebekli anneler” seansı takdire şayan. Sitem kısmı ise şu: Bebekli anneler ne demek kardeşim; bebekli babalar olamaz mı? Söz konusu seans baba ve bebeği gidemez mi. Babaolmak.com olarak karşıyız bu tür bir ayrıma… (Değil mi müdavimler?) :)  İşin şakası bir yana; elbette ki babalar olarak ayaklanacak, imzalar toplayacak söz konusu “bebekli anneler” ayrımcılığı için sinema kapısına dayanacak değiliz. Ama bu tip çok ufak tefek minicik detaycıklar değil mi bu tip ayrımcılıkların kültürler yerleşmesinin önünü açan… Uzatmayayım… ;) 

0 Comments

  1. merhaba
    sizinle birlikte 3 sene önceki hallerimi hatırlıyorum. hamilelik ve doğumumuz 3 sene arayla aynı zamanlara denk gelmiş. oğlum, sancılarla geleceğini duyurarak normal doğum niyetiyle gittiğimiz hastanede sezeryanle 7 temmuz’da doğmuştu. beklenen doğum tarihi 14 temmuz’du, 1 haftası daha vardı.

    o bebekli seanslara gidebilen annelerin bebekleri ne kadar mülayim acaba işte ben bunu hiç çözememişimdir 3 yıl boyunca. gerçi bizim için değil artık o seanslar ama zamanında oğlum uyanıkken benim oturmam diye bir şey söz konusu değildi. ya emzirirken ya da o uyurken otururdum ben. hala da nefret eder kendisi benim oturmamdan. oturmam yasak benim. o anakucağı denilen nesne var ya ne hayallerle bakardım ona ben doğumdan önce. hediye gelmişti, hiç oturmadı içinde ya, mama yediği zamanlar ve mamadan sonraki bikaç dakikalar dışında. güya o otururken onda, ben bi şeyler okuyacaktım, yemek falan yapacaktım. yemek demişken buzlukta pratik yemek stoku yapmanızı tavsiye ederim. ben epey bi açlık çekmiştim ilk aylarda. hiçbi şey olmuyor merak etmeyin, 16 ay emzirdim ben. iyi moral, su ve fırsat buldukça ayakları uzatıp 10-15 dakikalığına da olsa dinlenmek çok işe yarıyor. bunları yazarken o günleri çok özlüyorum ve sayenizde kendimi ikinci bebeği hayal ederken buluyorum.

    heyecanınızı uzaktan paylaşıyor, mutlu ve sağlıklı bir kavuşma diliyorum.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

© 2019 Baba Olmak

Theme by Anders NorenUp ↑