Yeni Replikler, Yeni İnciler

Mümkün olabilse de BBG evleri gibi, kızımızın her anını kayıt altına alabiliyor olsak. Belki kişisel dünyasına büyük bir tecavüz olur ama özellikle 3-4 yaşlarında kurduğu cümleler, yürüttüğü akıl, kelime seçimleri ileriye yönelik inanılmaz malzeme sağlar…

Bir yandan inanılmaz eğlendirse de söyledikleri bizi, durup düşününce nasıl bir kayıt ve öğrenim mekanizmasıyla karşı karşıya olduğumuzu da anlıyoruz. Herhangi bir anda yanında, hiç üzerinde durmadığımız kullandığımız öylesine bir sözcük, günler sonra tam da doğru yerde, doğru vurguyla karşımıza çıkabiliyor. Okuduğumuz bir kitaptaki bir cümle, bir deyim bambaşka bir zamanda kalıp olarak küçük dudaklarından dökülebiliyor… Filmlerden, sokaktan, eş-dosttan ve tabii ki bizden duydukları o kadar sağlam şekilde kaydedilip o kadar yerinde kullanılıyor ki şaşırmamak elde değil.

Elimizden gediğince kayıt altına almaya çalışsak da yazabildiklerimiz, aklımızda kalanlar yaşananların sadece ufacık bir kısmını yansıtabiliyor. Örnekler mi… Buyrun yeni bir kaç inci; bir kaç örnek:

Yemek masasında eşimle sohbet ediyoruz; kuzenimin yurtdışında bir üniversiteye kabul edildiğinden bahsederken aslında gitmeyi öncelikli olarak düşünmediğini söylüyor eşim; ben de duruma şaşırarak,neden gitmediğini sorup hararetli bir şekilde aslında gitmesi gerektiğinden, bunun büyük bir fırsat olduğundan, kolay kolay böyle bir fırsat ele geçmeyeceğinden filan dem vurup söylenirken sessiz sedasız yemeğini yemekte olan Z., uygun bir boşlukta lafa karışıyor:

– Belki de uygun tokası ve çorabı olmadığı için gitmeyecektir?

Eşimle donup kalıyor, birbirimize bakıyoruz… En sonunda yaşadığımız dumurdan silkelenip kendimize geldiğimizde biraz daha sessizlik oluyor, eşim biraz daha üstüne gitse de başka yorum yapmıyor Z. Öte yandan eşim kısa sürede duruma uyanıp doğru soruyu soruyor: “Hangi kitabında böyle bir şey vardı, kim uygun tokası ve çorabı olmadığı için bir yere gidemiyordu?” dediğinde kaynak anlaşılıyor, Z.’nin masallarından biri: “Kırmızının Hikayesi”nde geçiyormuş cümle… (Ama o ilk an yaşadığımız şaşkınlığı anlatamam)

Daha sonra detaylıca yazacağım; kelime dağarcığına bazı yeni kelimeler de eklendi Z.’nin; bunlardan biri de “lan”

Z: Dur lan!
Anne: Kibar ol annecim…
Z: Köpeğe dedim…
Anne: Olsun, ona da kibar olabilirsin..
Z: Lancııııım…

Datça’da kocaman bir havuzun bir ucu basamak basamak, yani basamakları inerek havuza girebiliyorsunuz. Havalar kötü, kimse havuza girmiyor ama Z her gün bir şekilde ayakkabı eşofman, üzerinde ne varsa bir basamak inmeyi başarıyor kaşla göz arasında. Son gün yine saniyeler içinde, üzerinde spor ayakkabı ve eşofmanı varken bir basamak giriyor havuza ve dönüp büyüüüük bir masumiyetle şöyle diyor: “Havuz doluymuş be…”

Bu aralar yeni numaralarımızdan biri, otomobilde kendi koltuğuna oturduğunda, koltuk kemerinin üstten gelen kayışlarının ucundaki tokaları Z. kendisi bir araya getiriyor; biz de birleşmiş tokayı alıp alttaki parçaya sokup “tık” ettiriyoruz. Otoparkta park halindeyken Z. kendi başına uğraşıp da parçaları bir araya getiremeyince (kayışlar gerili halde kalmıştı, yetişmiyorlardı aslında) ön koltukta otutran eşim aradan uzandı ama hanfendiyi kızdırmamak için müdehale etmedi, bir süre sonra tam elini uzatacaktı ki, Z., kemer tokalarını birleştirmeye çalışmakla son derece meşgul, büyük bir sakinlik ve aynı zamanda ciddiyetle:

Z: Bu yaptığın çok yanlış bir şey biliyorsun değil mi anne?
Deniz: (Ellerini refleks olarak geri çekerek ve son derece şaşkın) Ne o annecim, nedir o yanlış olan?
Z: Bu yaptığın… Koltuğun arasından böyle arkaya uzanman…
Deniz: Haklısın ama daha arabamız hareket etmiyor ki… Hatta çalışmıyor bile… (Deyip kemerini düzeltmeye yeltenir, tam kemeri takarken Z. yüzünü buruştururve hafifçe öne eğilir… Deniz, kemerle ilgili bir durum olduğunu düşünür…)
Deniz: Ne oldu kemer rahatsız mı etti?
Z: Hayır… Pırt yaptım…

(Ben o sırada artık kahkahalarımı saklayabilmek için kafamı camdan çıkartmış dışarda gülüyordum)

0 Comments

  1. "Havuz doluymuş be…" aklınca bizi yiyor, ben havuzu boş sanmıştım da adım atmıştım basamağa ayağı… :)

  2. sabah neşem oldu , Z.'nin zekice lafları.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

© 2020 Baba Olmak

Theme by Anders NorenUp ↑